Ege Gastronomi Turizmi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezer Altan, Türk mutfağının uluslararası alanda yakaladığı yükselişin tesadüf olmadığını belirterek, son olarak NATO Zirvesi’nde dünya liderlerine Michelin yıldızlı Türk şefler Fatih Tutak ve Osman Sezener tarafından Anadolu’nun yöresel ürünleriyle hazırlanan menülerin sunulmasının bu yükselişin en somut göstergelerinden biri olduğunu ifade etti. Altan, “Artık dünyaya yalnızca yemek sunmuyoruz; binlerce yıllık kültürümüzü, üretim gücümüzü ve gastronomi mirasımızı anlatıyoruz. NATO Zirvesi’nde dünya liderlerinin sofralarında Anadolu’nun lezzetlerinin yer alması, Türk mutfağının ulaştığı uluslararası saygınlığın en güçlü göstergelerinden biridir. Şimdi bu başarıyı kalıcı bir dünya markasına dönüştürme zamanı.” dedi.
Son yıllarda Türk gastronomisinin uluslararası platformlarda elde ettiği başarılar dikkat çekmeye devam ediyor. Michelin Rehberi’nde yer alan restoranlarımızın ve Michelin yıldızlı Türk şeflerinin sayısındaki artış, coğrafi işaretli ürünlerimizin değer kazanması, yöresel mutfaklarımızın ön plana çıkması ve yerel üreticilerimizin dünya gastronomisinde daha fazla yer bulması, Türk mutfağının uluslararası alanda hak ettiği konuma doğru emin adımlarla ilerlediğini gösteriyor.
Anadolu’nun binlerce yıllık mutfak kültüründen beslenen yerel lezzetler, artık yalnızca geleneksel sofraların değil, dünyanın en seçkin restoranlarının ve yaratıcı mutfaklarının da ilham kaynağı hâline geliyor. Birçok başarılı şef, Anadolu’nun zengin ürün çeşitliliğini modern gastronomi anlayışıyla buluşturarak Türk mutfağını uluslararası platformlarda başarıyla temsil ediyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ege Gastronomi Turizmi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezer Altan, yaşanan gelişmelerin uzun yıllardır verilen emeğin karşılığı olduğunu söyledi.
Altan, “Bugün Michelin yıldızlı şeflerimizin Anadolu’nun yerel ürünlerinden ve yöresel mutfaklarımızdan ilham alması son derece kıymetlidir. Çünkü bir mutfağı dünyaya taşıyan en önemli unsur, kendi kimliğini ve köklerini koruyabilmesidir. Ege’nin otlarından Gaziantep’in baharatlarına, Karadeniz’in ürünlerinden İç Anadolu’nun kadim reçetelerine kadar sahip olduğumuz her değer, dünya gastronomisinin ilgisini çeken büyük bir kültürel mirastır.” ifadelerini kullandı.
Gastronominin artık yalnızca yiyecek ve içecek sektörünün bir parçası olmadığını vurgulayan Altan, bu alanın turizm, tarım, kültür, ihracat ve ülke tanıtımı açısından stratejik bir değer taşıdığına dikkat çekti.
Altan, “Ege Gastronomi Turizmi Derneği olarak yıllardır savunduğumuz temel anlayış; yerel mutfaklarımızı korumak, coğrafi işaretli ürünlerimize sahip çıkmak, üreticilerimizi desteklemek ve gastronomi turizmini sürdürülebilir şekilde geliştirmektir. Dünyada marka olmuş bütün mutfaklar önce kendi özüne sahip çıkmış, ardından bu değerlerini dünyaya başarıyla tanıtmıştır. Türk mutfağı da bugün tam bu noktadadır. Artık hedefimiz sadece iyi yemek yapmak değil; Anadolu’nun eşsiz mutfak kültürünü, yöresel ürünlerini ve gastronomi zenginliğini dünyanın en güçlü markalarından biri hâline getirmektir.” diye konuştu.
Türk mutfağının sahip olduğu ürün çeşitliliği, köklü tarihi ve yetiştirdiği dünya çapındaki şeflerle küresel gastronominin yükselen yıldızı olduğunu ifade eden Altan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Anadolu’nun her yöresinde dünyaya anlatılmayı bekleyen eşsiz bir lezzet hikâyesi var. Bu hikâyeleri doğru anlattığımız, yerel üreticimizi desteklediğimiz, coğrafi işaretli ürünlerimizi koruduğumuz ve gastronomi mirasımıza sahip çıktığımız sürece Türk mutfağı yalnızca dünyanın en zengin mutfaklarından biri değil, aynı zamanda en güçlü gastronomi markalarından biri olacaktır. Bu zenginlik hepimizin ortak mirasıdır ve onu geleceğe taşımak da hepimizin ortak sorumluluğudur.”
Sezer Altan (Ege Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı)
