İzmir’in Konak ilçesindeki Kültürpark’ta 28-30 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen Manifestival, binlerce kişinin katılımıyla tamamlandı. Manifest grubunun sahne aldığı üç günlük etkinlik, grubun kurucusu ve menajeri Tolga Akış’ın 28 Ağustos’ta tutuklanmasının hemen ardından başlaması nedeniyle farklı bir atmosferde gerçekleşti. Festival boyunca sahneye çıkan grup üyelerinin birbirlerine sarılmaktan ve fiziksel temastan kaçındıkları gözlendi. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler üzerinden grubun bu tutumu “temassız” olarak yorumlandı. Grup üyelerinin sahne performanslarını sürdürmesiyle festival programı devam ederken, yaşananlar hem etkinliğin hem de Akış hakkındaki adli sürecin yeniden tartışılmasına neden oldu.
Grup üyelerinin sahnedeki tavrı dikkat çekti
Manifest’in İzmir Kültürpark’taki konserlerinde grup üyelerinin birbirlerine karşı daha mesafeli bir görüntü sergilediği görüldü. Özellikle sarılmama ve birbirlerine dokunmaktan kaçınma şeklindeki davranışlar, festivalin ardından sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarında öne çıktı.
Bu görüntüler üzerine farklı yorumlar yapıldı. Bazı sosyal medya kullanıcıları söz konusu tavrı son dönemde grup çevresinde yaşanan gelişmelerle ilişkilendirirken, bazı yorumlarda ise bunun sahnedeki mevcut koşullara bağlı bir tercih olduğu değerlendirildi. Ancak grubun söz konusu davranışının gerekçesine ilişkin festival sırasında yapılmış doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.
Manifest üyeleri buna rağmen programlarını sürdürerek İzmir’de hayranlarının karşısına çıktı. Grubun resmi bilet sayfasında da Manifestival’ın 28, 29 ve 30 Ağustos tarihlerinde İzmir Zeytin Sahne Kültürpark’ta gerçekleştirileceği daha önce duyurulmuştu.
Festival, Tolga Akış’ın tutuklanmasının ardından başladı
Manifestival’ın ilk günü, grubun kurucusu ve menajeri Tolga Akış’ın tutuklanmasıyla aynı güne denk geldi. Akış, “müstehcen yayınların yayınlanmasına aracılık etmek” suçlaması kapsamında tutuklandı.
Akış’ın avukatı Kaya Pulat ise tutuklama kararına ilişkin değerlendirmesinde, kararın gerekçesinde 6 Eylül 2025 tarihli konser nedeniyle daha önce yürütülen ve yargılaması sonuçlanan dosyadaki hususların bulunduğunu savundu. Pulat ayrıca Akış’ın önceki soruşturmanın aşamalarında yer almadığını ve yaklaşık bir yıl sonra aynı eylemlerin yeniden değerlendirildiğini öne sürdü.
Bu açıklamalar, tutuklama kararının hukuki boyutuna ilişkin tartışmaların da sürmesine neden oldu. Akış hakkında yürütülen süreç devam ederken, festivalin gerçekleştirilecek olması da kamuoyunun dikkatini Manifest’in İzmir programına çevirdi.
Can Bonomo’dan Manifest’e destek mesajı
Tutuklama kararının ardından müzik dünyasından da çeşitli tepkiler geldi. Müzisyen Can Bonomo, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Manifest’in yanı sıra Ezhel ve Deniz Göktaş gibi sanatçıların da adını anarak yaşanan gelişmelere ilişkin eleştirilerde bulundu.
Bonomo’nun paylaşımında ahlak ve adalet kavramları üzerinden değerlendirmeler yer aldı. Sanatçı, özellikle müzik ve eğlence alanında faaliyet gösteren isimlerin karşılaştığı süreçlere ilişkin eleştirel bir yaklaşım ortaya koydu.
Bununla birlikte, sosyal medyada festival görüntülerine ilişkin yapılan yorumlarla hukuki sürecin birbirinden ayrılması gerekiyor. Akış hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı için tutuklama kararının suçun kesinleştiği anlamına gelmediği dikkate alınmalı.
Manifest’in festival sonrası programı
Manifestival’ın sona ermesiyle grubun İzmir programı tamamlandı. Grubun resmi internet sitesindeki etkinlik takviminde bir sonraki yurt dışı konserlerinden birinin 16 Ekim’de Londra’daki OVO Arena Wembley’de yapılacağı görülüyor. Takvimde ayrıca aralık ayında Almanya’da Düsseldorf ve Münih’te konserler yer alıyor.
İzmir’deki üç günlük etkinlik sonrasında grubun sahne performansları kadar festival boyunca sergilediği mesafeli tutum da sosyal medyada konuşulmaya devam etti. Ancak grup tarafından bu tavrın özel olarak neden tercih edildiğine ilişkin doğrulanmış bir açıklama yapılmadığından, sosyal medya yorumlarının ötesine geçerek kesin bir neden ortaya koymak mümkün değil.
Tolga Akış hakkında yürütülen adli sürecin sonucu ise önümüzdeki dönemde festival ve grubun çalışmalarına ilişkin tartışmaların seyrini belirleyebilecek başlıklardan biri olacak.
