Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kalp Krizi Riskine Karşı Uzmandan Kritik Uyarı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Umuttan Doğan, kalp krizi riskine karşı tansiyon, şeker ve kolesterol değerlerinin kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Umuttan Doğan, kalp krizi riskine karşı

Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde en önemli ölüm nedenleri arasında yer alırken, uzmanlar kalp krizine yol açabilecek risk faktörlerinin erken dönemde fark edilmesinin önemine dikkat çekiyor. Antalya Amerikan Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Umuttan Doğan, yüksek tansiyon, kan şekeri, kolesterol, fazla kilo ve tütün ürünleri kullanımının kalp-damar hastalıkları açısından önemli riskler oluşturduğunu belirtti. Doğan, özellikle bu risk faktörlerinin çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğini ve bu nedenle düzenli kontrollerin önem taşıdığını ifade etti.

Kalp krizi riski daha genç yaşlarda da görülüyor

Prof. Dr. Doğan, son yıllarda kalp krizlerinin daha genç yaşlarda görülmeye başladığına dikkat çekti. Hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, kilo artışı ve sigara kullanımının daha erken yaşlarda ortaya çıkmasının kalp-damar sağlığı açısından risk oluşturduğunu belirten Doğan, kalp damar hastalıklarının gelişiminin uzun yıllara yayılan bir süreç olduğunu söyledi.

Uzmanın değerlendirmesine göre, kişinin herhangi bir şikayet yaşamaması kalp-damar hastalığı açısından risk taşımadığı anlamına gelmeyebiliyor. Bu nedenle özellikle tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerinin ölçülmesi ve kontrol altında tutulması önem taşıyor.

Doğan ayrıca elektronik sigara kullanımının da kalp krizi ve damar hastalıkları açısından risk oluşturabileceğini vurguladı.

Kulak memesindeki çizgiye dikkat çekti ancak uyardı

Kalp-damar hastalıklarıyla ilişkilendirilen bazı fiziksel bulguların da gündeme geldiğini belirten Prof. Dr. Doğan, kulak memesindeki çapraz çizgi olarak bilinen “Frank işareti” hakkında da değerlendirmede bulundu.

Doğan, bu çizginin kalp-damar hastalıklarıyla ilişkisinin bulunduğuna yönelik veriler olduğunu ancak tek başına bir tanı yöntemi olarak kabul edilmemesi gerektiğini söyledi. Uzman, bunun yerine tansiyon, kan şekeri ve kolesterol gibi bilinen risk faktörlerinin takip edilmesine dikkat çekti.

Düzenli hareket ve kilo kontrolü önemli

Prof. Dr. Doğan, bel çevresinde yağlanmanın da damar sertliği ve vücuttaki iltihabi süreçlerle ilişkili olabileceğini belirterek fiziksel aktivitenin önemine değindi.

Doğan, haftada en az 5-6 gün, 20-30 dakika tempolu yürüyüş yapılmasının kalp krizi riskini azaltmaya katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Uzman ayrıca sigara ve diğer tütün ürünlerinden uzak durulması, kilo kontrolünün sağlanması ve metabolik risk faktörlerinin takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Göğüs ağrısında zaman kaybetmeyin

Kalp krizi belirtileri ortaya çıktığında hızlı hareket edilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Doğan, özellikle göğsün orta bölümünde veya kalp bölgesinde baskı, yanma ya da ağırlık hissinin yanı sıra soğuk terleme, bulantı ve kusma gibi belirtiler görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Doğan, belirtilerin geçmesini beklemek yerine hızlı şekilde sağlık kuruluşuna başvurulmasının ve EKG gibi gerekli değerlendirmelerin yapılmasının önem taşıdığını vurguladı.

Uzman, kalp krizinde zamanında müdahalenin kalp kasının korunması açısından kritik olduğunu belirterek, kalp krizi belirtilerinin ihmal edilmesinin kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

Kalp krizi riskinde düzenli kontrol neden önemli?

Tansiyon, kan şekeri ve kolesterol yüksekliği gibi bazı risk faktörleri uzun süre belirti vermeden ilerleyebiliyor. Bu nedenle kişilerin düzenli sağlık kontrollerini yaptırması ve kendi risk durumlarını hekimleriyle değerlendirmesi önem taşıyor.

Kalp krizi belirtileri ortaya çıktığında ne yapılmalı?

Göğüste baskı, yanma veya ağırlık hissine soğuk terleme, bulantı ya da kusma gibi belirtiler eşlik ediyorsa belirtilerin geçmesi beklenmemeli ve zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı.