Zekâi Tunca konseriyle başlayan, Perihan Sözen Yıldızlar Korosu’nun Atatürk’ün Sevdiği Şarkılar konseriyle sona eren 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali; edebiyattan gastronomiye, resimden müziğe, doğa yürüyüşlerinden sosyal sorumluluk projelerine kadar uzanan programıyla Bodrum’un dört bir yanına yayıldı. Miyase–Serdar Karlıova Organizasyon tarafından gerçekleştirilen festival, Muğla Belediyesi,Bodrum Belediyesi, Muski ve Bodrum FK’nın ana sponsorluğunda beş hafta boyunca kentte kültür ve sanatın buluşma noktası oldu. Bodrumluların yoğun ilgisiyle tamamlanan festival, gelecek yıl için şimdiden yeni bir heyecan ve güçlü bir beklenti oluşturdu.
Bir festival düşünün… Sadece bir sahnede, bir meydanda ya da tek bir salonda yaşanmasın. Sabah bir köyün eski yollarında yürüyüşle başlasın, öğleden sonra bir yazarın kitabında yolculuğa çıksın, başka bir gün bir antik kentin binlerce yıllık hikâyesini resimlerle anlatsın. Bir akşam Türk sanat müziğinin unutulmaz eserleriyle dinleyicileri geçmişe götürsün, ertesi gün Bodrum’un yöresel lezzetini dünyaya tanıtmayı hedeflesin. Sonra çocukların eğitimi için iyilik pazarına, futbolun birleştirici gücüyle taraftarların buluşmasına, Cumhuriyet coşkusuyla yapılan doğa yürüyüşüne ve Atatürk’ün sevdiği şarkılarla dolu bir gala konserine dönüşsün…
İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali, 25 Eylül–31 Ekim 2026 tarihleri arasında tam da böyle bir hikâye yazdı.
Bodrum’un yaz aylarındaki hareketliliği geride bırakıp kendine özgü sonbahar güzelliğine kavuştuğu dönemi “Bodrum’un 5. Mevsimi” olarak tanımlayan 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali, bu yıl “Beşinci Mevsimde Beş Hafta” sloganıyla yola çıktı. “Bodrum’un Kültür Sanat Hafızası” kimliğiyle düzenlenen festival, beş hafta boyunca yalnızca sanatseverleri değil; yazarları, müzisyenleri, sporcuları, yerel üreticileri, esnafı, aileleri, çocukları ve Bodrum’un kültürel değerlerine sahip çıkan herkesi aynı çatı altında buluşturdu.
25 Eylül’de Metreküp Bodrum’da usta sanatçı Zekâi Tunca ile başlayan yolculuk, 31 Ekim akşamı Herodot Kültür Merkezi’nde Perihan Sözen Yıldızlar Korosu’nun muhteşem final konseriyle tamamlandı. Arada geçen beş hafta ise Bodrum’un farklı mahallelerinde, meydanlarında, kültür merkezlerinde, galerilerinde, işletmelerinde ve tarihi noktalarında yaşanan sayısız buluşmayla hafızalara kazındı.
Bu büyük organizasyonun arkasında Miyase–Serdar Karlıova Organizasyon vardı. İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali Yönetim Kurulu Başkanı Miyase Karlıova ve Genel Koordinatöü Serdar Karlıova, yalnızca etkinlik takvimi hazırlamakla kalmadı; Bodrum’un yerel değerlerini görünür kılan, farklı kültürleri bir araya getiren ve kentte yaşayan insanları festivalin öznesi hâline getiren bir organizasyon anlayışı ortaya koydu.
AÇILIŞTA ZEKAİ TUNCA SESİ, BODRUM’DA SARI YAZ HEYECANI
İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin ilk günü olan 25 Eylül Cuma, Bodrumlu yazarların okurlarıyla buluşmasıyla başladı. Kumbahçe Leman Kültür’de düzenlenen imza ve söyleşi etkinliklerinin ardından akşam Metreküp Bodrum sahnesinde Zekâi Tunca özel konseri gerçekleştirildi.
Türk sanat müziğinin usta bestekâr ve yorumcularından Zekâi Tunca’nın sahne aldığı açılış gecesi, festivalin müzikle kurduğu güçlü ilişkinin ilk işareti oldu. Yıllardır Türk müziğinin hafızasında yer edinen eserleriyle geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Tunca, Bodrumlu müzikseverlerle buluştu.
Festivalin açılışını böyle değerli bir sanatçıyla yapması, İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nın yalnızca eğlence etkinliklerinden oluşmadığını, kültür ve sanatın kalıcı değerlerini yaşatmayı da amaçladığını gösterdi.
Açılışın bir diğer önemli yanı ise iki ayrı kültür buluşmasının aynı gün yaşanmasıydı. Bir tarafta kitaplarını imzalayan yazarlar, diğer tarafta sahnede bir müzik ustası… İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali, daha ilk günden itibaren Bodrum’un farklı kültür damarlarını aynı festivalde buluşturacağının mesajını verdi.
BODRUM’UN YAZARLARI KENDİ KENTLERİNDE OKURLARIYLA BULUŞTU
Bir kentin kültürel hafızası yalnızca tarihi yapılarında, sokaklarında veya eski fotoğraflarında saklı değildir. O kenti anlatan, yazan, yorumlayan ve yaşadığı yerin hikâyesini gelecek kuşaklara taşıyan yazarlarında da saklıdır.
18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali, bu düşünceden hareketle “Bodrum’da Yaşayan Yazarlar Buluşuyor” etkinliğine geniş bir yer ayırdı.
Eylül ayının son günlerinde Kumbahçe Leman Kültür’de başlayan yazar buluşmaları, ekim ayının ilk günlerinde Bodrum Denizciler Derneği Kafesi’nde devam etti. Farklı günlere yayılan imza ve söyleşilerde Bodrum’da yaşayan yazarlar okurlarıyla bir araya geldi; kitaplarını tanıttı, yazma süreçlerini paylaştı ve edebiyat üzerine sohbet etti.
Etkinliklerde Belkıs Öztin, Cezmi Çoban, Sevinç Su Karlıova, Ali Gönenli, Necla Göçmen, Mert M. Yazar, Erdil Ünsal, Ayhan Ongun, Hatice Orman, Dr. Adalet Gök, Selahattin Aydın, Mete Alpsar, Sinem Güleryüz, Songül Karakoç, İlter Akçebe, Asuman Aray, Gaye Akçadağ, Özgün Ünlü ve Alaattin Torun gibi isimler okurlarla buluştu.
Bodrum’un yalnızca ziyaret edilen, denizine girilen ve tatil yapılan bir kent olmadığını; aynı zamanda yazan, düşünen, üreten ve anlatan insanlara ev sahipliği yaptığını gösteren bu buluşmalar, festivalin yerel kültürle kurduğu bağın önemli örneklerinden biri oldu.
Yazarların bir araya gelmesi, okurların kendi kentlerinde yaşayan edebiyat insanlarını tanıması ve kitapların gündelik hayatın içine taşınması, İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin kalıcı kültür hedefinin önemli parçalarından biriydi.
Bir kentin yazarını kendi kentinde görünür kılmak, aslında o kentin hikâyesine sahip çıkmaktır. İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali, bu hikâyeye beş hafta boyunca yeni sayfalar ekledi.
BİR TABAK ÇÖKERTME KEBABI, BİR DÜNYA HİKÂYESİ: BODRUM’UN LEZZETİNE ÖZEL GÜN
İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin gastronomi başlıklarından biri olan “Dünya Çökertme Kebap Günü”, 27 Eylül’de Kumbahçe Leman Kültür’de gerçekleştirildi.
“Bir tabak Çökertme, bir dünya hikâyesi” yaklaşımıyla düzenlenen etkinlikte, Bodrum’un adıyla özdeşleşen Çökertme kebabı yalnızca bir yemek olarak değil, bir kültür mirası ve kent kimliğinin parçası olarak ele alındı.
Etkinliğin en dikkat çekici konuğu ise Çökertme kebabının hikâyesiyle tanınan Ali Bülüç oldu. “Eylül Ali” olarak da bilinen Bülüç, yemeğin geçmişini, hazırlanışını ve ortaya çıkış öyküsünü anlattı. Geleneksel lezzetin tanıtıldığı buluşmada kebap hazırlığı, ikramlar, Çökertme oyunu ve türküsü, ödül töreni ve Çökertme kebabı yarışması gibi etkinlikler de programda yer aldı.
Burada önemli olan, bir yemeğin yalnızca tabağa konulup sunulması değildi. Bodrum’un gastronomi kültürünün, yöresel hikâyelerinin ve mutfak mirasının tanıtılmasıydı.
Çünkü Bodrum denildiğinde akla yalnızca deniz, güneş ve plajlar gelmemeli. Bu kentin mutfağı, balıkçılık kültürü, köyleri, zeytinlikleri, otları ve kendine özgü yemekleri de turizm hafızasının bir parçası olmalı.
Dünya Çökertme Kebap Günü, bu düşüncenin somut örneklerinden biri olarak festival programında yerini aldı. Önümüzdeki yıllarda uluslararası boyutta daha geniş kitlelerle buluşması hedeflenen etkinlik, Bodrum gastronomisinin tanıtımı açısından önemli bir başlangıç olarak değerlendirildi.
HAFIZA SOFRASI: BODRUM’UN LEZZETİNDEN TARİHİNE UZANAN SOHBETLER
Festivalin özgün etkinliklerinden biri olan “Miyase Karlıova ile Bodrum Hafıza Sofrası”, gastronomiyi, kültürü ve sözlü tarih geleneğini aynı masada buluşturdu.
Çökertme Kebabı Günü’nün ardından Doria Otel’de gerçekleştirilen Hafıza Sofrası’nda Ali Bülüç ve Yiğit Girgin konuk oldu. Bodrum’un yöresel lezzetlerinden Çökertme kebabının geçmişi, bugünü ve geleceği üzerine yapılan sohbet, yemeğin hikâyesini farklı yönleriyle gündeme taşıdı.
Hafıza Sofrası’nın temel yaklaşımı, bir sofrayı yalnızca yemek yenilen bir yer olmaktan çıkarmak. Her konuğun anlatacak bir hikâyesi, paylaşacak bir deneyimi, kente bırakacağı bir izi var. Bu nedenle sofrada bir araya gelen insanlar, Bodrum’un geçmişini ve geleceğini farklı yönlerden ele alıyor.
Festival kapsamında Gordion Antik Kenti de bu sofraların gündemine taşındı. 6 Ekim’de Diamond of Bodrum Otel’de düzenlenen buluşmada Gordion Vakfı Başkanı Kadim Koç ve “Gordion Düğümü: Çözen Hikâyeler” sergisinin genel koordinatörü Ayşe Biçer konuk edildi.
Yaklaşık üç saat süren programda Gordion’un tarihi, kültürel mirası ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kabul edilme süreci anlatıldı. Kadim Koç, Gordion’un Anadolu tarihindeki yerini ve dünya mirası açısından önemini aktarırken, buluşmanın Ankara ile Bodrum arasında bir kültür köprüsü oluşturduğunu ifade etti.
Miyase Karlıova’nın yürüttüğü Hafıza Sofrası, böylece Bodrum’un kendi belleğini anlatırken Anadolu’nun farklı kentlerinden gelen kültürel değerlerle de ilişki kurdu.
12 Ekim’de gündeme taşınan Gemici Peksimetli Salata da festivalin gastronomi ve denizcilik belleği başlıklarından biri oldu. Bodrum’un denizle kurduğu tarihsel ilişki, denizcilerin sofra kültürü ve yöresel lezzetler üzerinden ele alınırken, Sarı Yaz’ın yalnızca sahne sanatlarına değil, gündelik hayatın içindeki kültürel mirasa da yer açtığı görüldü.
GORDİON DÜĞÜMÜ BODRUM’DA ÇÖZÜLDÜ: 45 SANATÇIDAN TARİHE SANATSAL YORUM
Festivalin uluslararası kültür-sanat boyutunu güçlendiren etkinliklerden biri de “Gordion Düğümü: Çözen Hikâyeler” sergisi oldu.
30 Eylül’de Milta Bodrum Marina Osmanlı Tersanesi Kaymakamlık Sanat Galerisi’nde açılan sergi, Gordion Antik Kenti’nin tarihini ve kültürel mirasını resim ve seramik eserler aracılığıyla Bodrumlu sanatseverlerle buluşturdu.
Gordion Vakfı iş birliğiyle düzenlenen serginin genel koordinatörlüğünü Ayşe Biçer üstlendi. Ankara’dan ve farklı çevrelerden sanatçıların katılımıyla hazırlanan sergide 45 sanatçının eserleri yer aldı.
Sergi açılışının yanı sıra düzenlenen Hafıza Sofrası buluşmasında Gordion Vakfı Başkanı Kadim Koç da Bodrum’a gelerek antik kentin tarihini ve UNESCO Dünya Mirası sürecini anlattı. Resim ve seramik eserlerinin yanı sıra çocuk kitapları imza etkinliği ve ressam Yaşar Çallı’nın özel canlı performansı da sergi programına renk kattı.
Gordion’un binlerce yıllık hikâyesinin Bodrum’da sanat aracılığıyla anlatılması, İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin uluslararası niteliğini güçlendiren önemli bir buluşma oldu.
Bir tarafta Ege’nin kıyısındaki Bodrum, diğer tarafta Anadolu’nun tarihsel derinliğini temsil eden Gordion… Bu iki kültür alanının sanat aracılığıyla buluşması, festivalin sınırlarını yerel etkinlik takviminin ötesine taşıdı.
İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali, bu sergiyle Bodrum’un kültür sanat hayatına farklı kentlerden, farklı tarihsel birikimlerden ve farklı sanat disiplinlerinden eserler kazandırdı.
PATİLİ DOSTLAR DA SARI YAZ’IN KONUĞUYDU
İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin 3 Ekim’de Yalıkavak’ta düzenlenen “Patili Dostlar” etkinliği ise hayvan sevgisini, aile katılımını ve sosyal yaşamı aynı alanda buluşturdu.
Yalika Cafe’de gerçekleştirilen etkinlikte pet temalı ürün stantları, yiyecek alanları, atölyeler, yarışmalar ve çekilişler yer aldı. Köpek kurabiyesi yapımı, mama kabı boyama, yüz boyama ve eğitici söyleşiler gibi programlarla çocuklar ve aileler için renkli bir buluşma oluşturuldu.
Bu etkinlik, İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin farklı yaş gruplarına ve ilgi alanlarına hitap eden festival anlayışını ortaya koydu. Çocukların, ailelerin ve hayvan dostlarının katılımıyla gerçekleşen buluşma, İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin Bodrum’un günlük yaşamına yayılan yapısını güçlendirdi.
Bir festivalin başarısı yalnızca büyük sahnelerdeki konserlerle ölçülmez. Çocukların bir atölyede üretim yapması, ailelerin birlikte vakit geçirmesi ve hayvan dostlarının bir araya gelmesi de o festivalin kent yaşamına kattığı değerler arasındadır.
BODRUM’UN ESKİ SARI YAZ FOTOĞRAFLARIYLA HAFIZAYA YOLCULUK
13 Ekim’de Herodot Kültür Merkezi fuaye alanında açılan Bodrum Sarı Yaz fotoğrafları sergisi, festivalin kendi geçmişine ve hafızasına da dönmesini sağladı.
Ali Şengün ve Serdar Karlıova tarafından hazırlanan sergide, Bodrum’un eski Sarı Yaz günlerinden fotoğraflar ziyaretçilerle buluştu. O dönemleri yaşayan konukların da katılımıyla geçmişin izleri yeniden hatırlandı.
Fotoğraflar bazen bir kentin tarihini anlatan en güçlü belgelerdir. Bir sokak, bir yüz, bir etkinlik, bir dostluk ya da yıllar önce çekilmiş bir kare… Hepsi Bodrum’un belleğinde yer etmiş anıları yeniden canlandırır.
Bu sergi, İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin yalnızca bugünün etkinliklerini düzenleyen bir organizasyon olmadığını, kendi kültürel geçmişini de hatırlayan ve geleceğe aktarmayı amaçlayan bir festival olduğunu gösterdi.
ALTIN MANDALİNA KORO YILDIZLARI BODRUM’DA MÜZİĞİN SESİNİ YÜKSELTTİ
Festivalin en dikkat çeken ve geniş katılımlı etkinliklerinden biri, bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Bodrum Altın Mandalina Koro Yıldızları Yarışması oldu.
13–16 Ekim tarihleri arasında Herodot Kültür Merkezi’nde düzenlenen program, Bodrum’un farklı koro topluluklarında yetişen solistleri aynı sahnede buluşturdu. Dört güne yayılan konserler, gala geceleri ve büyük final, Bodrum’un müzik potansiyelini görünür hâle getirdi.
13 Ekim’de Bodrum Çalıkuşu Türk Müziği Topluluğu’nun gala konseriyle başlayan programda Şef Nurgül Vurucular yönetimindeki koro sahne aldı. Türk sanat müziğinin sevilen eserlerinin seslendirildiği gecede, Zeki Müren’e ayrılan özel bölüm izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı.
Gecenin konuk sanatçısı Aykoç olurken, Bahadır Şener kanunuyla programa eşlik etti. Yarışmanın ilk finalistleri arasında erkekler kategorisinde Mehmet Ali Arslan, kadınlar kategorisinde Sezgi Yıldızbaş yer aldı.
14 Ekim’de Bodrum Yaşam Vakfı Faruk Salgar Korosu sahneye çıktı. Canan Salgar yönetimindeki koro, Yeşilçam konseptiyle hazırlanan programda geçmişin unutulmaz melodilerini seslendirdi. Sarı kıyafetlerle sahneye çıkan koristler, festivalin Sarı Yaz görsel kimliğini de müzikle bütünleştirdi. Yarışmacılardan Arzu Aktaş ve Necip Kutluay da performanslarıyla izleyicilerin karşısına çıktı.
15 Ekim’de müzik programı iki ayrı koro ile devam etti. Saat 19.00’da Şef Dilber Ersu yönetimindeki GEAD Türk Müziği Korosu, ardından saat 20.30’da Şef Devrim Canen yönetimindeki GEAD Türk Halk Müziği Korosu sahne aldı. Türk Halk Müziği konserinin konuk sanatçısı usta yorumcu Recep Kaymak oldu.
Dört gün boyunca devam eden müzik buluşmalarının ardından 16 Ekim’de büyük final ve ödül töreni gerçekleştirildi.
Yarışmanın onursal başkanlığını usta sanatçı Zekâi Tunca üstlenirken jüri başkanlığını Nesibe Müsevitoğlu yaptı. Jüri üyeleri arasında Sinan Erkoç, Perihan Sözen ve Recep Kaymak yer aldı.
Finalde Bodrum Çalıkuşu Türk Müziği Topluluğu’ndan Mehmet Ali Arslan ve Sezgi Yıldızbaş; Bodrum Yaşam Vakfı Faruk Salgar Korosu’ndan Necip Kutluay ve Aysu Akalın Aktaş; GEAD Türk Müziği Topluluğu’ndan Alper Çam ve Filiz Sibel Manga ile GEAD Türk Halk Müziği Topluluğu’ndan Neslihan Çetin sahne aldı.
Yarışmada Aysu Akalın Aktaş, Mehmet Ali Arslan, Sezgi Yıldızbaş, Arzu Aktaş, Necip Kutluay, Alper Çam, Filiz Sibel Manga ve Neslihan Çetin de final gecesinde sahne ve ödül alan isimler arasında yer aldı.
Ödüller, festival yönetim kurulu başkanı Miyase Karlıova ve Bodrum Belediyesi Meclis Üyesi Hüseyin Sağkal başta olmak üzere farklı isimler tarafından takdim edildi. Bodrum Otel Yöneticileri Derneği Başkanı Sabahattin Duman, Aydınlıoğlu Grup Başkanı Mehmet Aydınlıoğlu ve Leman Kültür’ün sahibi Fikriye Erdoğan da ödül takdiminde yer alan isimler arasında bulundu.
Sunuculuğunu Serdar Karlıova’nın üstlendiği büyük final, yalnızca bir yarışmanın kazananlarını açıklamadı. Bodrum’un müzikle ilgilenen, yıllardır korolarda emek veren ve sahneye çıkmak için fırsat bekleyen insanlarına yeni bir platform sundu.
Altın Mandalina Koro Yıldızları’nın asıl değerinin de burada olduğu görüldü. Çünkü sanat yalnızca büyük isimlerin sahnesinde değil, yıllarca müziğe emek vermiş insanların sesinde de yaşar. Bodrum’un farklı koro topluluklarından gelen solistlerin aynı sahnede buluşması, gelecek yıllarda büyüyerek devam edebilecek yeni bir müzik geleneğinin ilk adımlarından biri oldu.
“SARI YAZ’DA BEN DE BODRUM’DAYIM”: BODRUM FK’DAN FESTİVALE GÜÇLÜ DESTEK
18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin bu yılki ana sponsorluğunu Bodrum Futbol Kulübü üstlendi. Bodrum’un yeşil-beyazlı takımı, desteğini yalnızca bir sponsorluk başlığıyla sınırlı tutmayarak festivalin toplumsal buluşmalarında da görünür oldu.
Bodrum FK futbolcularının, başta Aboubakar olmak üzere, “Sarı Yaz’da Ben de Bodrum’dayım” mesajlarıyla festivale destek vermesi, spor dünyasının da bu kültür ve sanat hareketine katılmasını sağladı.
Bu mesaj, Bodrum’un yalnızca futbol müsabakalarıyla değil, kültür, sanat, gastronomi ve sosyal dayanışma etkinlikleriyle de tanıtılabileceğini ortaya koydu. Futbolcuların kentle kurduğu bağın, kulübün marka değerini Bodrum’un kültürel kimliğiyle buluşturmasının önemli bir örneği yaşandı.
Bodrum FK Başkanı Taner Ankara’nın ve kulüp yönetiminin festival etkinliklerinde yer alması da bu desteği sahaya taşıdı. Özellikle Bitez İyilik Pazarı’nda Taner Ankara, Teknik Direktör Burhan Eşer ve futbolcuların katılımı, sporla sosyal sorumluluğun bir araya geldiği güçlü bir tablo oluşturdu.
Futbolcuların çocuklarla ve taraftarlarla buluşması, forma ve atkı dağıtması, ürünleri imzalaması ve hatıra fotoğrafları çektirmesi, İyilik Pazarı’na ayrı bir hareketlilik kazandırdı.
Bodrum FK’nın İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’ne ana sponsor olması, bir spor kulübünün kendi kentinin kültür ve sanat yaşamına destek vermesi bakımından da önemliydi. Çünkü bir kentin takımı yalnızca sahada mücadele eden oyunculardan ibaret değildir. O kulüp, kentin çocuklarıyla, aileleriyle, esnafıyla, kültürüyle ve ortak değerleriyle birlikte yaşar.
BİTEZ İYİLİK PAZARI’NDA BODRUM TEK YÜREK OLDU
18 Ekim’de Bitez Köyiçi’nde düzenlenen İyilik Pazarı, İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin en çok ilgi gören etkinliklerinden biri oldu.
Eğitime destek amacıyla kurulan stantlar, yerel üreticiler, kermes alanları, organik ürünler, yerel sanatçıların müzik dinletileri, DJ performansları ve çocuk oyun alanlarıyla Bitez’de gün boyu süren bir dayanışma buluşması yaşandı.
Etkinlikte elde edilen gelirin eğitim projelerine ve ihtiyaç sahibi öğrencilerin desteklenmesine katkı sağlaması hedeflendi. Bu yönüyle İyilik Pazarı, alışverişin ötesine geçerek Bodrumluların bir araya geldiği bir sosyal sorumluluk hareketine dönüştü.
Etkinliğe Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Muğla İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Adem Şen, Bodrum İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Kamil İncebacak, Bodrum FK Başkanı Taner Ankara, Teknik Direktör Burhan Eşer ve kulüp futbolcuları katıldı.
Kanal D’de yayınlanan “Daha 17” dizisinin yönetmeni Emre Kabakuşak ile oyuncular Çağan Efe Ak, Ceren Ayruk, Ata Yaşat, Helin Elveren ve Batuhan Mora da etkinliğin konukları arasındaydı.
Bodrum’da ilk kez İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali kapsamında halkla buluşan dizi ekibi, özellikle gençlerden ve ailelerden yoğun ilgi gördü. Oyuncularla fotoğraf çektirmek isteyen vatandaşların oluşturduğu kalabalık nedeniyle zaman zaman etkinlik alanında yoğunluk yaşandı.
Bodrum FK futbolcularının da katılımıyla alandaki hareketlilik arttı. Çocukların futbolcularla tanışması, formalarını ve atkılarını imzalatması, dizi oyuncularıyla fotoğraf çektirmesi günün en renkli anları arasında yer aldı.
DJ Onur Gülen’in 90’lar ve 2000’ler müzikleriyle hazırladığı program, yerel sanatçıların sahne performansları ve çocuklara yönelik etkinliklerle Bitez Köyiçi adeta bir İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali alanına dönüştü.
Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı ve beraberindeki kamu temsilcilerinin katılımı, Bodrum FK yönetiminin desteği ve sanat dünyasından konukların ilgisi, etkinliğin sosyal dayanışma yönünü daha da güçlendirdi.
Miyase ve Serdar Karlıova, gördükleri ilgiden duydukları memnuniyeti dile getirirken, organizasyona katkı sunanlara ve Bitez halkına teşekkür etti. Bitez İyilik Pazarı, İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin en çok konuşulan buluşmalarından biri olarak festival hafızasına yerleşti.
ESKİ BODRUM YOLLARINDA DOĞAYLA VE TARİHLE BULUŞMA
İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali, Bodrum’un yalnızca salonlarına, sahnelerine ve meydanlarına değil; eski yollarına, doğasına ve yerel yaşam kültürüne de uzandı.
17 Ekim’de “Bitez’in Eski Yolları – İrme Gezisi ve Kahvaltı” etkinliği düzenlendi. Nuran Yüksel ve Serdar Karlıova’nın genel koordinasyonunu üstlendiği yürüyüş, sabah saatlerinde Bitez Arap Çavuş Kahvesi’nde başladı.
Bitez’in eski yollarında, tarihsel ve kültürel izler taşıyan irmelerde gerçekleştirilen gezi, kahvaltı buluşmasıyla tamamlandı. Katılımcılar, Bodrum’un yalnızca bugünkü turizm görüntüsünden ibaret olmadığını; köy yollarında, eski taş yapılarda, zeytinliklerde ve günlük yaşamın izlerinde de önemli bir belleğe sahip olduğunu yeniden hatırladı.
Cumhuriyet Bayramı’nda, 29 Ekim sabahı ise bu kez bayram coşkusuyla doğa yürüyüşü gerçekleştirildi. Nuran Yüksel ve Serdar Karlıova eşliğinde Bitez İrme yollarında düzenlenen yürüyüşte katılımcılar bayraklarıyla bir araya geldi. Buluşma noktası yine Bitez’in tarihi Arap Çavuş Kahvesi oldu.
Bodrum’da etkili olan şiddetli yağışların ardından yolların ve patikaların zorlaştığı bir döneme denk gelen yürüyüş, doğayla buluşmanın yanı sıra Cumhuriyet değerlerini birlikte yaşama anlamı da taşıdı. Kahvaltı ikramı ve sohbetlerle devam eden etkinlikte, Bodrum’un eski yolları bir kez daha insanlarla buluştu.
İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin bu etkinlikleri, festivalin kentle kurduğu ilişkinin önemli bir yönünü ortaya koydu: Bodrum’u yalnızca seyredilecek bir manzara olarak değil, içinde yaşanacak, yürünecek, öğrenilecek ve korunacak bir yer olarak görmek.
KAMU, SPOR, SANAT VE YEREL YAŞAM AYNI FESTİVALDE BULUŞTU
18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin en dikkat çekici özelliklerinden biri, farklı kesimleri ortak bir kültür hareketinde buluşturması oldu.
Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı’nın İyilik Pazarı’na katılımı, Muğla İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Adem Şen’in ve Bodrum İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Kamil İncebacak’ın etkinlikte yer alması, kamu kurumları ile kent yaşamı arasındaki buluşmanın görünür örneklerinden biriydi.
Bodrum FK Başkanı Taner Ankara ve Teknik Direktör Burhan Eşer’in futbolcularla birlikte katılımı, spor dünyasının festivalle kurduğu bağı güçlendirdi. Bodrum Belediyesi etkinlik takviminde festival etkinliklerine yer verilmesi, Herodot Kültür Merkezi ve Kaymakamlık Sanat Galerisi gibi kamusal kültür mekânlarının programda kullanılması da organizasyonun kent genelinde yayılmasına katkı sundu.
“Sarı Yaz’da Ben de Bodrum’dayım” temasıyla verilen mesajlar ise yalnızca bir festival sloganı olarak kalmadı. Bodrum’da yaşayanların, kentin değerlerini tanıyanların, sporcuların, sanatçıların ve farklı alanlarda çalışan insanların Bodrum’un beşinci mevsimine sahip çıkması için bir çağrıya dönüştü.
Bu çağrının en önemli tarafı, Bodrum’u yalnızca dışarıdan tanıtmak değil, Bodrum’da yaşayanların da kendi kentlerine yeniden bakmasını sağlamaktı.
MİYASE–SERDAR KARLIOVA ORGANİZASYON: BİR FESTİVALDEN DAHA FAZLASI
Beş hafta boyunca farklı noktalarda gerçekleşen etkinliklerin arkasında büyük bir koordinasyon, emek ve organizasyon çalışması vardı.
Miyase–Serdar Karlıova Organizasyon, İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali markasını yalnızca konserler ve eğlence programları üzerinden değil; yerel kültür, sanat üretimi, gastronomi, spor, doğa, edebiyat ve sosyal sorumluluk üzerinden büyütmeyi hedefleyen bir yaklaşım ortaya koydu.
Miyase Karlıova’nın festival yönetim kurulu başkanlığı ve Hafıza Sofrası yürütücülüğüyle öne çıkan çalışmaları, Bodrum’un kültürel belleğini gündeme taşıdı. Serdar Karlıova ise organizasyonun farklı etkinliklerinde sunucu, koordinatör ve iletişim yüzü olarak yer aldı. Altın Mandalina Koro Yıldızları Yarışması’nın büyük finalini de Serdar Karlıova sundu.
İki ismin ortak organizasyon anlayışında öne çıkan temel düşünce, Bodrum’un kendi insanına, kendi kültürüne ve kendi değerlerine alan açmaktı.
Bu nedenle İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’inde Bodrum’da yaşayan yazarlar vardı. Bodrum’un geleneksel yemeği için özel bir gün düzenlendi. Başka bir kentin antik mirası Bodrum’a taşındı. Yerel koroların solistleri büyük bir sahnede yarıştı. Futbolcular çocuklarla buluştu. İyilik Pazarı’nın geliri eğitim projelerine yönlendirildi. Eski yollar, doğa ve yerel hafıza yeniden gündeme geldi.
Bütün bu etkinlikler, Sarı Yaz’ın yalnızca bir takvim organizasyonu olmadığını; Bodrum’un kültürel kimliğini farklı alanlardan besleyen bir buluşma platformu olma hedefini ortaya koydu.
FİNALDE ATATÜRK’ÜN SEVDİĞİ ŞARKILAR YANKILANDI
Beş haftalık festival yolculuğunun son etkinliği, 31 Ekim Cumartesi akşamı Herodot Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Atatürk’ün Sevdiği Şarkılar” konseri oldu.
Perihan Sözen Yıldızlar Korosu’nun sahne aldığı ve Bitez Gülümser Mehmet Danacı İlkokulu yararına gerçekleştirilen Eğitim İçin İyilik Konseri, festivalin sosyal sorumluluk anlayışına yakışan bir final gecesine dönüştü.
Sunuculuğunu Kazım Ödev’in üstlendiği konser, sanatseverlerin katılımıyla gerçekleşti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sevdiği eserlerin koro ve solistler tarafından seslendirildiği programda Türk müziğinin hafızalara yerleşmiş parçaları yeniden hayat buldu.
Konserde “Mani Oluyor Hâlimi Takrire”, “Elif Dedim”, “Bülbülüm Altın Kafeste”, “Fikrimin İnce Gülü”, “Çanakkale Türküsü”, “Gemilerde Talim Var”, “Kimseye Etmem Şikâyet”, “Çalın Davulları” ve “Vardar Ovası” gibi eserler seslendirildi.
Gecenin finalinde ise Atatürk’e ithafen yazılan “Sarı Saçlım Mavi Gözlüm” eseri yankılandı.
Festivalin ilk günü Zekâi Tunca’nın sesiyle başlayan müzik yolculuğunun, son gün Atatürk’ün sevdiği şarkılarla tamamlanması, beş haftalık programın hafızada kalacak sembolik bir bütünlüğünü oluşturdu.
Eğitim yararına düzenlenen konser, İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin kapanışını yalnızca müzikal bir final olmaktan çıkararak toplumsal dayanışma duygusuyla da birleştirdi.
Bodrum’un kültür ve sanat takvimine beş hafta boyunca farklı etkinlikler kazandıran İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali, son gecesinde hem Cumhuriyet değerlerini hem müziğin birleştirici gücünü hem de eğitime destek düşüncesini aynı sahnede buluşturdu.
SARI YAZ’IN ARDINDAN: BODRUM’DA BEŞİNCİ MEVSİMİN HAFIZASI KALDI
25 Eylül’de başlayan ve 31 Ekim’de sona eren 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali, Bodrum’da sonbaharın yalnızca sezon sonu olarak görülmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı.
Yaz bittiğinde Bodrum’un da bitmediğini; aksine kentin kendine özgü başka bir güzelliğe kavuştuğunu anlatan İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali yaklaşımı, beş hafta boyunca farklı etkinliklerle hayat buldu.
İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nde bir gün Zekâi Tunca dinlendi, başka bir gün yazarların kitapları imzalandı. Bir gün Çökertme kebabının hikâyesi anlatıldı, başka bir gün Gordion’un tarihi Bodrum’a taşındı. Bir gün Bodrum’un koroları aynı sahnede buluştu, başka bir gün futbolcular çocuklarla el ele verdi. Bir gün Bitez’in eski yollarında yüründü, başka bir gün Cumhuriyet Bayramı sabahı bayraklarla doğaya çıkıldı. Son gün ise Atatürk’ün sevdiği şarkılarla beş haftalık yolculuğa veda edildi.
Bodrumluların etkinliklere gösterdiği ilgi, İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin gelecek yıllara taşıyacağı en önemli güçlerden biri oldu. Özellikle İyilik Pazarı’nda yaşanan yoğunluk, Daha 17 dizisi oyuncularına gösterilen ilgi, Bodrum FK futbolcularının çocuklarla buluşması ve Altın Mandalina Koro Yıldızları finalindeki katılım, Sarı Yaz’ın kentte karşılık bulduğunu gösteren örnekler arasında yer aldı.
Bu beş haftalık program, Bodrum’un kültür, sanat ve turizm potansiyelinin yalnızca yaz sezonuyla sınırlı olmadığını da ortaya koydu. Etkinliklerin farklı mahallelerde, farklı mekânlarda ve farklı topluluklarla gerçekleştirilmesi, kentin kültürel hareketliliğinin geniş bir alana yayılabileceğini gösterdi.
İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin iddiası, Bodrum’un beşinci mevsimini yalnızca bir slogan olarak bırakmamak. Bu mevsimi bir kültür ve sanat geleneğine dönüştürmek. Her yıl yeniden hatırlanan, geliştirilen, daha fazla insanı içine alan ve Bodrum’un marka değerine katkı sağlayan bir İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali hafızası oluşturmak.
Bodrum’un yerel değerleriyle büyüyen, farklı kentlerin kültürel miraslarını Bodrum’da buluşturan, sporun ve sanatın gücünü sosyal sorumlulukla birleştiren bu anlayış, İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’nin ardından gelecek yıl için de yeni bir heyecan yarattı.
GELECEK YILIN SARI YAZ’I ŞİMDİDEN MERAK EDİLİYOR
Miyase–Serdar Karlıova Organizasyon tarafından hayata geçirilen 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali, 31 Ekim akşamı sona ererken geride yalnızca konser görüntüleri, sergi fotoğrafları ve etkinlik haberleri bırakmadı.
Bodrum’un farklı kesimlerini bir araya getiren, kent kültürünü gündeme taşıyan ve beş hafta boyunca her yaştan insanın katılabileceği buluşmalar oluşturan bir organizasyon deneyimi bıraktı.
Bu deneyimin gelecek yıl daha da büyümesi, yeni etkinliklerin eklenmesi, uluslararası kültür ve sanat iş birliklerinin geliştirilmesi, gastronomi başlıklarının daha geniş kitlelere ulaştırılması ve sosyal sorumluluk projelerinin güçlendirilmesi bekleniyor.
Bodrum FK’nın ana sponsorluğuyla sporun da İşte 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali önemli bir parçası hâline gelmesi, gelecek yıllarda bu iş birliğinin daha farklı projelerle devam edebileceğini gösteriyor. Bodrum’un kendi markalarının, kurumlarının, sanatçılarının, sporcularının ve halkının aynı hedefte buluşması ise festivalin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor.
Bir kentin değeri yalnızca sahip olduğu doğal güzelliklerle değil, o güzelliklerin içinde ürettiği kültürle, sanata verdiği alanla, çocuklarına sunduğu imkânlarla ve insanlarını bir araya getirebilme gücüyle ölçülür.
18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali, beş hafta boyunca bu değerleri aynı hikâyede buluşturdu.
Şimdi geriye yeni bir soru kaldı:
Gelecek yıl İşte 19. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali’inde neler yaşanacak? Hangi sanatçılar Bodrum’a gelecek, hangi yeni gelenekler başlayacak, hangi sokaklar, sofralar, sahneler ve hikâyeler bu festivalin parçası olacak?
Bodrumluların gösterdiği ilgi ve organizasyonun ortaya koyduğu birikim, 19. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali için şimdiden güçlü bir beklenti oluşturdu.
Çünkü Sarı Yaz artık yalnızca takvimdeki bir etkinlik dönemi değil; Bodrum’un kendine ait olduğunu hissettiği, kendi değerleriyle buluştuğu ve beşinci mevsimini birlikte yaşadığı bir kültür hareketi olma yolunda ilerliyor.
25 Eylül’de başlayan yolculuk 31 Ekim’de sona erdi. Ama Bodrum’un Sarı Yaz hikâyesi bitmedi.
Bodrum’un 5. Mevsimi’nde yeniden buluşmak üzere…
SARI YAZ’DA BEN DE BODRUM’DAYIM!

