Kalabalık kürsülerde değil, bir mahallenin dar sokağında; uzun nutuklarda değil, kısa ama içten bir “Nasılsın?” sorusunda saklı bir hikâye…
Bazı isimler vardır; konuşmaktan çok dinlemeyi, görünmekten çok dokunmayı seçer.
Oktay Özdemir, tam da bu sessiz ama derin etkinin Çiğli’deki karşılığıdır.
Üç Kimlik, Tek Hedef: İnsan
Onu tek bir sıfatla anlatmak mümkün değil. Çünkü o, üç ayrı kimliği tek bir hedefte birleştiriyor: insan odaklı bir anlayış.
Bir aile babası…
Hayatının merkezinde ailesi var. Evlatlarına vakit ayıran, onların geleceği için titizlenen, değerlerine bağlı bir baba. Bu yönü, sahadaki yaklaşımını da şekillendiriyor. Çünkü aileyi bilen, toplumu daha iyi anlar.
Bir iş insanı…
Yılların getirdiği tecrübeyle emeğin, alın terinin ve mücadelenin ne demek olduğunu bilen bir isim. Çiğli’de esnafın yaşadığı sıkıntıya da, bir gencin iş arayışına da aynı ciddiyetle yaklaşmasının sebebi bu.
Ve bir gönül adamı…
Belki de en belirleyici yönü…
Yaptığı yardımların bilinmesini istemeyen, iyiliği sessizce yapan bir anlayış. Bir haneye erzak ulaştığında, bir öğrencinin ihtiyacı giderildiğinde, bir aileye destek olunduğunda tek bir beklentisi var: bilinmemek
Çünkü onun için yardım, gösterilecek değil; yaşanacak bir değerdir.
Kapısı da Gönlü de Açık
Günümüzde “ulaşılabilir olmak” sıkça söylenen ama az yaşanan bir kavram.
Ancak Oktay Özdemir için bu bir tercih değil, bir yaşam biçimi.
Günün hangi saati olursa olsun ulaşılabilir…
Kapısı da gönlü de 7/24 herkese açık…
Gençler için bir “abi”…
Yaşlılar için bir “evlat”…
Kadınlar için güven veren bir duruş…
İnsanlar ona bir makam sahibi olarak değil, kendilerinden biri olarak ulaşıyor.

Çiğli İçin Somut Adımlar
Bu yaklaşım sadece sözde kalmıyor, sahada somut karşılık buluyor.
Çiğli’de birçok devlet okulunun boyanması ve eksiklerinin giderilmesi…
Bu çalışmalar, sadece fiziki iyileştirme değil; çocukların daha iyi bir ortamda eğitim almasına verilen değerin göstergesi.
Geleceğin çocukları için yapılan futbol sahaları…
Bu sahalar, sadece spor alanı değil; gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak, sağlıklı bir gelecek kurması için açılan yeni kapılar.
Hastanelerde özellikle göz polikliniği noktasında hastalara sağlanan destekler…
Bir randevu, bir yönlendirme ya da bir kolaylık… Küçük gibi görünen ama bir insanın hayatında büyük anlam taşıyan dokunuşlar.
Ve elbette imar planı sürecinde sergilenen duruş…
Vatandaşın yanında, net, kararlı ve dik bir tavır. İnsanların yalnız olmadığını hissettiren bir yaklaşım.
Ramazan’da Sadece Kapılar Değil, Gönüller Açıldı
Özellikle Ramazan ayı, bu anlayışın en net görüldüğü dönemlerden biri oldu.
Ekibiyle birlikte sahadaydı.
Ama bu sadece bir “ziyaret programı” değildi.
Çiğli’de çalınmadık kapı, girilmedik ev bırakmama hedefiyle hareket edildi.
Bir eve gidildiğinde sadece erzak bırakılmadı…
Bir annenin derdi dinlendi.
Bir çocuğun ihtiyacı fark edildi.
Bir yaşlının yalnızlığı paylaşıldı.
Bu, bir yardım çalışmasından çok daha fazlasıydı.
Bu, bir gönül kazanma hareketiydi.

Sessiz Ama Derin Bir Etki
Bugün Çiğli’de Oktay Özdemir ismi sadece bir unvanı değil, bir hissi temsil ediyor.
Güven…
Samimiyet…
Ulaşılabilirlik…
Siyasetin güçlü koridorlarında değil, Çiğli’nin samimi sokaklarında iz bırakan bir başkan…
Konuşmaktan çok dinleyen,
görünmekten çok dokunan bir anlayış…
Son Söz
Siyaset gelip geçer…
Makamlar değişir…
Ama bir insanın başka bir insanın hayatına dokunduğu yer kalır.
Çiğli’de bugün konuşulan sadece bir siyasetçi değil;
bir baba, bir iş insanı ve gönüllere taht kurmuş bir başkan hikâyesidir.
Haber/Pınar Yavaş
