İzmir’de faaliyet gösteren Engelsiz Yaşam Merkezi’nin kuruluş süreci ve bugün geldiği nokta, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura tarafından anlatıldı. Merkezin temellerinin, 1984-1989 yılları arasındaki belediye başkanlığı döneminde, Vecdi Gönül ile birlikte atıldığını belirten Özfatura, yıllar içinde engelli bireylerin sayısındaki artışa dikkat çekti.
Türkiye’de yaklaşık 2 milyon engelli birey bulunduğunu ifade eden Özfatura, merkezin bir bölümünün Büyükşehir Belediyesi’ne, diğer bölümünün ise Abdül Batur döneminde Konak Belediyesi tarafından vakfa tahsis edildiğini söyledi. Zamanla yıpranan tesisin yeniden ayağa kaldırıldığını belirten Özfatura, Konak Belediyesi’nin genel giderleri, Büyükşehir Belediyesi’nin ise yemek ve servis hizmetlerini üstlendiğini dile getirdi.
Merkezde şu anda yaklaşık 100 öğrenciye hizmet verildiğini belirten Özfatura, kapasitenin 300’e kadar çıkarılabileceğini vurguladı. Velilerden hiçbir ücret alınmadığını, hatta ailelerin de merkezde sunulan imkânlardan yararlandığını ifade etti.
“Engelliler İçin Bakanlık ve Fon Şart”
Engelli bireylerin geleceğine dair endişelerin sürdüğünü söyleyen Özfatura, devletin daha kapsamlı adımlar atması gerektiğini savundu. Engelliler için ayrı bir bakanlık kurulması ve özel bir fon oluşturulması gerektiğini belirten Özfatura, “Engelsiz yaşam köyleri kurulmalı, kimsesiz bireyler ömür boyu buralarda güvenle yaşayabilmeli” dedi.
Finansman önerisi olarak ise dikkat çeken bir model sundu: İzmir’deki milyonlarca abonenin faturalarına küçük bir katkı payı eklenmesiyle büyük bir kaynak oluşturulabileceğini ifade etti.
Erken Teşhis ve Önleyici Hizmet Vurgusu
Özfatura, engelli birey sayısının azaltılması için sağlık alanında erken teşhisin önemine de değindi. Özellikle Fenilketonüri gibi hastalıkların basit testlerle erken tespit edilebildiğini hatırlatarak, bu tür uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
“Aile Eğitimi Olmadan Başarı Mümkün Değil”
Merkezde sadece çocuklara değil, ailelere de eğitim verildiğini belirten Özfatura, rehabilitasyon sürecinde ailelerin rolünün kritik olduğunu ifade etti. “Evde aynı sistem devam etmezse verilen eğitim boşa gider” diyen Özfatura, ailelerin sorumluluk bilinciyle sürece katılması gerektiğini vurguladı.
Belediyelere Eleştiri: “Liyakat Şart”
Konuşmasında belediyecilik anlayışına dair eleştirilerde de bulunan Özfatura, personel alımlarında liyakat ve dürüstlüğün esas alınması gerektiğini söyledi. Belediye yönetimlerinin partizan yaklaşımlardan uzak durması gerektiğini belirten Özfatura, “Belediye başkanı partisinin değil, işinin başkanı olmalı” dedi.
Geçmişte kendi döneminde yapılan uygulamalardan örnekler veren Özfatura, sosyal hizmetlere öncelik verdiklerini ve mali disiplini koruduklarını ifade etti.
Türkiye’de Benzeri Az
Engelsiz yaşam merkezlerinin Türkiye’de sınırlı sayıda olduğunu belirten Özfatura, Ankara ve Eskişehir’de bazı örneklerin bulunduğunu ancak kendi modellerinin farklı olduğunu söyledi. Bu tür projelerin sürdürülebilir olması için merkezi hükümet ve yerel yönetimlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Engelsiz Yaşam Merkezi, her ne kadar Özfatura’nın ifadesiyle “okyanusta bir damla” olsa da, hem sunduğu hizmetler hem de ortaya koyduğu modelle Türkiye’de sosyal belediyecilik adına önemli bir örnek olmaya devam ediyor.
