Almanya’da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin bazı üyelerinin sığınmacıları ve yabancı kökenli vatandaşları sınır dışı etme planları yaptığının ortaya çıkması üzerine ülke genelinde geniş çaplı protestolar düzenlendi. Berlin, Köln, Hamburg ve Münih gibi büyük şehirlerde bir araya gelen on binlerce kişi, aşırı sağcı ideolojiye ve ırkçılığa karşı seslerini yükseltti.
Protestoların fitilini, araştırma kuruluşu Correctiv’in yayınladığı bir rapor ateşledi. Raporda, Kasım ayında Potsdam yakınlarında düzenlenen gizli bir toplantıda, AfD yetkililerinin ve bazı aşırı sağcı grupların, Alman vatandaşı olanlar dahil milyonlarca göçmenin ülkeden ‘geri gönderilmesi’ planlarını tartıştığı iddia edildi. Bu iddialar, Alman kamuoyunda ve siyasi çevrelerinde büyük infiale yol açtı.
Başkent Berlin’deki tarihi Federal Meclis (Bundestag) binası önünde toplanan binlerce eylemci, ‘Demokrasiyi Savun’ ve ‘Nazilere Geçit Yok’ yazılı pankartlar taşıdı. Emniyet yetkilileri, katılımın beklenenin çok üzerinde olduğunu belirtirken, organizatörler ülke genelindeki gösterilere katılanların toplam sayısının yüz binleri aştığını duyurdu. Federal Şansölye Olaf Scholz ve Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock da Potsdam’daki yerel yürüyüşe katılarak protestolara destek verdi.
AfD yönetimi ise gizli toplantıda sunulan planların partinin resmi politikası olmadığını savunarak suçlamaları reddetti. Ancak bu açıklama, sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve muhalefet partilerinin tepkisini dindirmeye yetmedi. Siyasi analistler, bu protestoların Almanya’da son yıllarda aşırı sağa karşı gerçekleştirilen en kitlesel ve organize halk hareketi olduğuna dikkat çekiyor.
Ülkedeki demokratik kurumların korunması çağrısında bulunan göstericiler, hükümetten AfD’nin anayasaya aykırı faaliyetlerinin incelenmesini talep ediyor. Protestoların önümüzdeki günlerde de farklı eyaletlerde devam etmesi beklenirken, yaşanan bu gelişmelerin yaklaşan Avrupa Parlamentosu ve eyalet seçimlerinde seçmen eğilimlerini nasıl etkileyeceği merak konusu.
