Türkiye’nin pek çok ilinden Ankara’ya gelerek Güvenpark’ta 38 gündür süresiz oturma eylemi yapan er şehit aileleri ve er gazilerine yönelik polis müdahalesi sabahın erken saatlerinde gerçekleştirildi. Yetkililer, saat 04.45 civarında düzenlenen operasyonla eylemcilerin parktan çıkarıldığını ve otobüslerle Bilkent’teki Gazi Uyum Evi’ne götürüldüğünü açıkladı. Müdahalenin ardından park demir bariyerlerle çevrilerek halka kapatıldı.
GÜVENPARK’TA SABAH OPERASYONU
Operasyonun zamanlaması muhalefetin ve bazı sivil toplum temsilcilerinin tepkisini çekti. YENİ Parti İzmir Milletvekili Murat Bakan, uygulamanın sabah erken saatlerde yapılmasını sorgulayarak, bu saatte uyuyan ve silahsız olan gazilerin hangi somut kamu düzeni tehdidi oluşturduğunun açıklanmasını talep etti. Bakan, ayrıca gözaltı olup olmadığı ve kişilerin hangi yetkiye dayanılarak otobüslere bindirildiğine dair sorular yöneltti.
POLİS VE GAZİLERİN DURUMU
Bakan, polis teşkilatının ve gazilerin karşı karşıya getirilmesinin ağır sonuçları olacağını vurguladı. Açıklamasında, kolluk kuvvetlerinin görevini yerine getirirken içinde bulunduğu vicdani sorumluluklara dikkat çekti; bu tür müdahalelerin hem gazilerin onurunu hem de kolluk görevlilerinin vicdanını yaralayabileceğini belirtti. Ayrıca hafta içinde Meclis’e yürümek isteyen gazilere kurulan barikatlara dair görüntülerin yarattığı duygusal etkiyi hatırlatarak, kararların yukarıdan verildiğini ve bu durumun politik sorumluluğunu işaret etti.
HUKUKİ VE ANAYASAL BOYUT
Milletvekili, meseleye hukuki açıdan da yaklaştı; toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının anayasada korunduğunu hatırlatarak, yapılacak müdahalelerin kanuna dayalı, zorunlu ve ölçülü olması gerektiğini belirtti. Devletin, harp ve vazife şehitleri ile gazilerin korunmasına ilişkin yükümlülüğüne vurgu yaptı ve bu yükümlülüğün sadece söylemde kalmaması gerektiğini ifade etti.
Murat Bakan, taleplerin lütuf değil; rütbe ayrımı yapılmaksızın eşit özlük hakları olduğunu yineleyerek, maaş, tazminat, tedavi ve protez desteği gibi alanlarda adaletsizliklerin giderilmesini istedi. Bakan, temsilcilerle acilen müzakere masasına oturulması ve eşitsizlikleri giderecek yasal düzenlemelerin Meclis’e getirilmesi çağrısında bulundu.
Sonuç olarak milletvekili, devletin itibarının fiziksel bariyerlerle korunamayacağını; gerçek itibarın gazisine verilen sözün tutulmasıyla sağlanacağını savundu. Gazilerin ve şehit yakınlarının talepleri karşılanana dek konunun hem Meclis’te hem de sahada takipçisi olacaklarını açıkladı.
