Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mahkeme İkizköy’deki 679 parsel alanı kapsayan davaların tamamını durdurdu

Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Yeniköy-Kemerköy Termik Santralı’nın sahasını genişletmek için İkizköy’deki Akbelen Ormanlarının çevresinde yer alan 679 parseli kapsayan acele kamulaştırma süreciyle ilgili yerel mahkeme, emsal olacak bir karara imza attı.

Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Yeniköy-Kemerköy Termik Santralı’nın sahasını genişletmek için

Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, mülkiyet haklarını geri dönülemez şekilde etkileyecek olan el koyma ve bedel tespiti davalarının tamamını “bekletici mesele” yaparak durdurdu.

Danıştay’da devam eden ve yürütmeyi durdurma kararını göz önüne alan mahkeme yurttaşın arazisine el koyma ve bedel tespiti taleplerini durdurarak iptal davalarının kesinleşmesinin beklenmesine hükmetti.

Köylülerin avukatlığını yapan Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca tarafından yapılan açıklamada “Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, tüm parsellere ilişkin el koyma ve değer tespiti dosyalarında, Danıştay 6. Dairesi’nde görülmekte olan iptal davalarının sonucunu bekletici mesele yaparak yargılamaların durdurulmasına karar vermiştir. Daha da önemlisi, mahkeme yalnızca Danıştay’da bir dava açılmış olmasını değil, Danıştay 6. Dairesindeki iptal davalarının kesinleşmesini beklemesi gereken hukuki bir ön sorun olarak kabul etmiştir. Böylece acele kamulaştırma dosyalarının akıbeti, Danıştay’ın vereceği kesin kararın sonucuna bağlanmıştır. Bu kararın temelinde, Anayasa Mahkemesi’nin 25.12.2024 tarihli ve 2024/101 Esas, 2024/232 Karar sayılı iptal kararı bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesinin 14. fıkrasında yer alan ve idari yargıda açılan iptal davalarının acele kamulaştırma dosyaları üzerindeki etkisini ortadan kaldıran düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Bu iptal kararıyla birlikte artık idari işlemin hukuka uygunluğu yargı önünde tartışılırken aynı işleme dayanılarak yürütülen acele kamulaştırma davalarının bu süreçten bağımsız şekilde devam ettirilmesi mümkün değildir. Başka bir ifadeyle, idari işlemin hukuka uygunluğu kesinleşmeden mülkiyet hakkına geri dönülmez müdahalelerde bulunulmasının önüne anayasal bir güvence getirilmiştir” dendi.

TEMEL HUKUKİ DAYANAK

Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında Anayasa Mahkemesi’nin değerlendirmesinin esas alındığının belirtildiği açıklamada “Mahkeme, Danıştay’da açılan iptal davalarının acele kamulaştırma dosyalarının hukuki dayanağını doğrudan etkileyeceğini kabul ederek bütün dosyaların bekletilmesine karar vermiştir. Mahkeme kararının en önemli yönlerinden biri, Danıştay 6. Dairesi’nin acele kamulaştırma kararına ilişkin verdiği yürütmenin durdurulması kararını dikkate alarak Danıştay’da görülmekte olan iptal davaları kesinleşinceye kadar acele kamulaştırma dosyalarında yargılamanın sürdürülmesini hukuken mümkün görmemesidir. Böylece, Danıştay’ın vereceği kesin karar yalnızca idari işlemin değil, acele kamulaştırma davalarının da kaderini belirleyecek temel hukuki dayanak haline gelmiştir. Bu karar yalnızca Milas’ta görülen dosyalar bakımından verilmiş usule ilişkin bir ara karar değildir. Bu karar, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının acele kamulaştırma davalarına nasıl uygulanacağını ortaya koyan ve Türkiye’deki benzer tüm uyuşmazlıklar bakımından yol gösterici nitelik taşıyan son derece önemli bir hukuki kazanımdır” ifadeleri yer aldı.

‘EMSAL OLUŞTURACAK’

“İlk kez bir mahkeme, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla Danıştay 6. Dairesi’nde devam eden iptal davalarını birlikte değerlendirerek acele kamulaştırma dosyalarının Danıştay kararları kesinleşinceye kadar bekletilmesine karar vermiştir” denilen açıklamada, “Karar, mülkiyet hakkının korunması, hukuk devleti ilkesi ve idarenin yargısal denetiminin etkinliği bakımından yalnızca bu dosyaları değil, bundan sonra görülecek benzer acele kamulaştırma uyuşmazlıklarını da etkileyecek nitelikte bir içtihat oluşturabilecek güçtedir. Hukukun üstünlüğü, mülkiyet hakkı ve adil yargılanma güvencelerinin korunması adına son derece önemli gördüğümüz bu kararın, Türkiye’deki acele kamulaştırma uygulamalarında anayasal güvencelerin güçlenmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Cumhuriyet