27 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı, memur ve memur emeklilerinin gelecek yılki maaş artışlarına ilişkin hesaplamaları ortaya koydu. Programda ocak ayı için yüzde 5, temmuz ayı için yüzde 4 toplu sözleşme zammı ile oluşabilecek enflasyon farkları esas alındı. Ancak 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda bulunan, toplu sözleşme artışları ve enflasyon farkının yanı sıra mali ve sosyal haklara ilişkin diğer düzenlemelerin maliyetlerinin de dikkate alındığını belirten ifadeye yeni metinde yer verilmedi. Böylece 2027 yılına ilişkin mevcut kamu harcaması hesaplarında ilave zam veya refah payı için ayrı bir maliyet öngörülmedi. Bununla birlikte yıllık program, memurlara ek zam yapılmasını yasaklayan veya böyle bir artışı kesin olarak dışlayan bir karar niteliği taşımıyor. Yıl içinde alınabilecek yeni kararlar, mevcut bütçe varsayımlarından farklı sonuçlar doğurabiliyor.
OCAK 2027 ZAMMI ENFLASYON FARKINA BAĞLI
Memur ve memur emeklilerinin 2027 yılının ilk yarısında alacağı toplu sözleşme zammı yüzde 5 olarak belirlendi. Bu orana, 2026’nın temmuz-aralık döneminde enflasyonun yüzde 7’yi aşması halinde oluşacak fark eklenecek. Temmuz, ağustos ve eylül aylarını kapsayan üç aylık dönemde birikimli enflasyon yüzde 5,56 olarak gerçekleşti. Mevcut hesaplamalara göre ekim-aralık döneminde fiyatların kümülatif olarak yaklaşık yüzde 1,36’dan fazla yükselmesi, memurlar için enflasyon farkı oluşmasına yol açacak. Kesin zam oranı, aralık ayı enflasyon verisinin açıklanmasıyla belli olacak. 2026 yıl sonu enflasyonunun yüzde 28,4 olacağı yönündeki resmî tahmin esas alındığında, ocak ayındaki toplam maaş artışı yaklaşık yüzde 7 seviyesinde hesaplanıyor. Ancak bu oran kesinleşmiş bir zam kararı değil, yıl sonu enflasyon varsayımına dayanan bir hesaplama sonucu. Programda personel giderleri, sosyal güvenlik kuruluşlarına devlet primi ödemeleri ve personele ilişkin yedek ödenekten oluşan toplam harcamanın 2027’de 7 trilyon 162 milyar liraya ulaşması öngörüldü. Aynı kalem için 2026 yılı gerçekleşme beklentisi 5 trilyon 735,5 milyar lira olarak hesaplandı. Böylece personelle bağlantılı toplam harcamalarda yaklaşık yüzde 24,9 artış bekleniyor. Türkiye ekonomisinin cari fiyatlarla büyüklüğünün ise 2026’da 85,35 trilyon liradan 2027’de 111,21 trilyon liraya yükselmesi öngörülüyor. Yaklaşık yüzde 30,3’lük nominal büyüme beklentisi doğrultusunda, personel harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yüzde 6,4’e gerilemesi ve bir önceki yıla göre 0,3 puan azalması bekleniyor. Personel harcamalarındaki toplam değişimin yalnızca maaş zamlarından oluşmadığı; çalışan sayısı, yeni personel alımları, sosyal güvenlik primi ödemeleri ve farklı personel gruplarına ilişkin giderlerin de toplam tutarı etkilediği belirtiliyor.
EK ZAM İHTİMALİ TAMAMEN ORTADAN KALKMADI
2027 Yıllık Programı’nda ilave zam için ayrı bir maliyet hesaplanmaması, yıl içinde yeni bir düzenleme yapılamayacağı anlamına gelmiyor. Yıllık programlar, ekonomik hedefler ve kamu harcamalarına ilişkin başlangıç varsayımlarını ortaya koyarken maaşlara yönelik ek düzenlemeler gerekli mevzuat ve karar süreçleri işletilerek daha sonra gerçekleştirilebiliyor. Geçmiş yıllarda başlangıçta öngörülen maaş artışlarının dışında da ilave düzenlemeler yapıldı. Temmuz 2023’te kamu görevlilerine sağlanan seyyanen artış, bu uygulamalara örnek gösteriliyor. Bu nedenle 2027 yılı için açıklanan mevcut tablo, kesinleşmiş bir ek zam kararı bulunmadığını ve bütçe hesaplarının toplu sözleşme artışları ile enflasyon farkı üzerinden yapıldığını ortaya koyuyor. Programda yer alan harcama tahminleri de tek başına memur maaşlarına yapılacak zam oranını belirlemiyor. Ek bir artış yapılıp yapılmayacağı, yıl içinde alınabilecek yeni kararlar ve ilgili düzenlemeler doğrultusunda netleşecek.

