İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin (İGC) düzenlediği sansüre karşı yürüyüş, gazetecilikte bağımsızlık ve siyasi tarafsızlık tartışmalarını beraberinde getirdi. Gazeteci Yılmaz Özdil, İzmir’de gerçekleştirilen etkinliğe Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in katılması üzerinden İGC yönetimini eleştirdi.
Geçtiğimiz hafta İzmir’in de aralarında bulunduğu 10 kentte gazeteciliğe yönelik sansüre tepki amacıyla yürüyüşler düzenlendi. İzmir’deki etkinliğin, bazı katılımcılar açısından basın özgürlüğü çağrısından siyasi parti tanıtımına doğru yöneldiği eleştirileri gündeme geldi. Özdil de bu eleştirilere katılarak İGC yönetimine gazetecilik etiği ve bağımsızlık ilkeleri üzerinden sorular yöneltti.

“Basın özgürlüğünü mü, siyasi partiyi mi savunuyorsunuz?”
İGC yönetimine seslenen Özdil, yürüyüşün siyasi bir etkinlikle özdeşleşmesinin gazeteciliğin tarafsızlığı açısından tartışılması gerektiğini savundu.
Özdil, iktidarın baskısına itiraz etmek için yürüyüşe katılan gazetecilerin Özgür Özel ile ilişkilendirilmesinin, basın özgürlüğü eylemini bir siyasi partinin mitingine dönüştürme riski taşıdığını ileri sürdü. Bunun gazeteciliğin tarafsızlık ve bağımsızlık ilkelerine aykırı olup olmadığını sorguladı.
Uluslararası gazetecilik ilkelerine atıf yaptı
Özdil, açıklamasında Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun gazetecilik ilkelerine ilişkin bildirilerine de gönderme yaptı. Gazetecilerin halkın yanında durması gerektiğini belirten Özdil, iktidara karşı durmak ile iktidar dışındaki bir siyasi partinin yanında konumlanmak arasında ayrım yapılması gerektiğini savundu.
Gazetecilik Etik İlkeleri Küresel Bildirisi’nin 14’üncü maddesine atıfta bulunan Özdil, gazetecinin bağımsızlığını tehlikeye sokacak eylemlerden kaçınması gerektiğini söyledi. Basın özgürlüğü için düzenlenen bir etkinliğin siyasi parti mitingi görünümü kazanmasının etik ilkeler açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
İGC üyeliğinden çıkarıldığını söyledi
Özdil, gazeteciler cemiyetlerinin düzenlediği eylemlere meslek mensubu olarak değil, vatandaş sıfatıyla katılabildiğini belirtti. Bunun gerekçesi olarak da geçmişte üyesi olduğu İGC’den çıkarılmasını gösterdi.
Özdil’in anlatımına göre, İzmir’de görev yaptığı dönemde cemiyetin bayramlarda yayımladığı gazetenin gelirinin işsiz kalan gazetecilere verilmesini önerdi. Ardından Çeşme’de tarla niteliğindeki bir arazi ve bu alanla ilgili kooperatif girişimi üzerine haberler yayımladığını, bu haberlerin ardından cemiyetle arasındaki anlaşmazlığın büyüdüğünü ve üyelikten çıkarıldığını söyledi.
Özdil, söz konusu araziyle ilgili haberlerinde ucuz arazi edinimi, imar süreci ve kooperatif üzerinden yazlık yapılması iddialarını gündeme getirdiğini anlattı. Bu açıklamalar, Özdil’in kendi anlatımına dayanmaktadır; arazi ve üyelik sürecine ilişkin iddialar bu metinde bağımsız olarak doğrulanmış değildir.
Özdil, geçmişte yaşadığı bu sürecin, cemiyet etkinliklerine gazeteci sıfatıyla katılamamasının nedeni olduğunu belirterek açıklamasını tamamladı.

