İnsanlar artık mutlu olmaya çalışmıyor.
Çabalamayı bırakmışlar. Herkes sanıyor ki bütün sorunlar sadece onları buluyor ve bu sorunların da hiç bir çözümü yok.
Gerçekten öyle mi? Sizce hayat oturup somurtmaktan, dertlenip surat asmaktan ya da isyan etmekten mi ibaret?
Yakınıp durmanın size bir faydası oldu mu hiç?
Size göre hepimiz yağmur altında oturup gözyaşlarımızı mı gizlemeliyiz?
Zaten ben yaşlanacak kadar yaşamam deyip yarını düşünmemeli miyiz?
Yarın bir gün bir savaş çıkar da cephede şehit düşeriz diye yaşamaktan vaz mı geçmeliyiz?
Sizin için doğrusu bunlar tabii.
Evet, bizim neslimiz gelmiş geçmiş en kötüsü.
Bütün dertler ivedilikle bizi bulur.
Hiç birimizi de anası babası sevmez zaten.
Fight Club filminde bir replik var, “Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız.” Diye.
Evet, bizler tarihin ortanca çocuklarıyız, en çok bizim kafamıza vururlar, en çok bizim ekmeğimizle oynarlar, en çok bizden nefret ederler.
Neden mi? Çünkü siz böyle düşündüğünüz için.
Gün batarken kafanızı kaldırıp bakmayı bilmediğiniz için.
Bir limanda oturup denizin rüzgarını hissedemediğiniz için.
Yeşilliğe bakıp ağaçların kokusunu almayı bilmediğiniz için.
Evet, herkes sizden nefret edecek, başınız dertsiz kalmayacak, mutlu olamayacaksınız. Hepsinin sebebi de, yaşamayı bilmediğiniz için.
Ayağa kalkmayı öğrenmekten başka çareniz yok.
Eğer Rubicon’u geçmeseydi Sezar, imparator olamayacaktı.
Eğer Bandırma’ya binmeseydi Mustafa Kemal, Türkiye olmayacaktı.
Eğer kuyuda kalsaydı Yusuf, sultan olamayacaktı.
Sizler yerinizde saydığınız sürece, umutsuz kaldığınız sürece, yanınızda olmak isteyenleri uzaklaştırdığınız sürece mutlu olamayacaksınız.
Yolunu bilene her yer yakındır.
Peki siz yolunuzu biliyor musunuz?
Ben sadece soru sormakla yükümlüyüm, çünkü zaten cevapları biliyorum.
Peki siz biliyor musunuz?

YORUMLAR