Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Pinar Yavas
Pinar Yavas

23 Nisan: Çocuk Gülüşüne Emanet Edilen Vatan

23 Nisan denince insanın aklına önce çocuk sesi gelir.
Bir okul bahçesinde yankılanan kahkaha, buruşturulmuş bir şiir kâğıdı, özenle takılmış bir kırmızı beyaz rozet, heyecandan yerinde duramayan küçücük yürekler gelir.

Ama 23 Nisan sadece neşe değildir.
23 Nisan, aynı zamanda büyük bir idraktir.
Çünkü bu tarih, milletin iradesini ayağa kaldırdığı gündür. Ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu büyük günü çocuklara armağan ederek yalnızca bir bayram vermemiştir; yarına dair en büyük sözünü söylemiştir:

Bu ülke çocuklarla yükselecek.

Atatürk, çocuklara yalnızca sevgi duyan bir lider değildi; onları bir milletin geleceği olarak gören büyük bir devlet aklıydı. 23 Nisan’ı çocuklara emanet etmesi, aslında cumhuriyetin kalbini onların ellerine bırakmasıydı. Çünkü o biliyordu bir ülkenin yarını, çocuklarının gözlerindeki ışıktır.

Bugün sokaklarımız bayraklarla süslü, okullarımız törenlerle dolu olabilir. Çocuklar şiirler okuyabilir, şarkılar söyleyebilir. Fakat bu yıl, içimizde tarifsiz bir sızı da var. Ülkemizde son dönemde yaşanan çocuk ölümleri, çocuklara yönelen şiddet ve yüreğimizi dağlayan acılar,

23 Nisan’ın sevincine derin bir hüzün karıştırıyor.

Bir çocuğun sustuğu yerde dünya eksilir.
Bir çocuğun hayatı elinden alındığında sadece bir aile yıkılmaz; bir ülkenin vicdanı yara alır.
Çünkü çocuk dediğimiz şey, yalnızca küçük bir insan değildir. Çocuk; umut demektir, yarın demektir, yeniden başlamak demektir.

Onlarsız bir dünya kurulabilir belki, ama yaşanabilir bir dünya asla kurulamaz.

Bugün bayram kutlarken bunu unutmamalıyız. Çocukları gerçekten sevmek, yalnızca onlara bir gün armağan etmek değildir, onları korumaktır. Güvende büyümelerini sağlamaktır. Aç kalmadıkları, korkmadıkları, istismar edilmedikleri, öldürülmedikleri bir ülke kurmaktır. 23 Nisan’ın özü tam da budur; çocukların sadece alkışlandığı değil, yaşatıldığı bir memleket ideali.

Son günlerde içimizi yakan çocuk acıları bize bir gerçeği yeniden hatırlattı. Bir toplumun en büyük sınavı, çocuklarına nasıl davrandığıdır. Eğer çocuklar mutlu değilse, hiçbir bayram tam değildir. Eğer çocuklar güvende değilse, hiçbir nutuk yeterli değildir. Eğer çocuklar hayattan koparılıyorsa, hepimizin boynu büküktür.

23 Nisan, bu yüzden sadece bir kutlama günü değil, aynı zamanda bir vicdan günüdür.
Kendimize şu soruyu sormamız gereken gündür ;
Biz çocuklara gerçekten nasıl bir ülke bırakıyoruz?

Atamızın armağan ettiği bu anlamlı gün, bize yalnızca sevinci değil, sorumluluğu da hatırlatıyor. Çocukların gülüşünü korumak, onların hayat hakkını savunmak, acılarına sessiz kalmamak zorundayız. Çünkü bir ülke, çocuklarının mezar taşlarıyla değil; çocuklarının düşleriyle büyür.

Bugün bir kez daha anlıyoruz ki 23 Nisan, sadece milli egemenliğin değil, insan vicdanının da bayramı olmalıdır. Ve biz, bu ülkenin her çocuğuna yaşama hakkı, güven, merhamet ve umut borçluyuz.

Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu güzel günü kutlarken; yitirdiğimiz yavruların acısını yüreğimizde taşıyor, hayatta olan her çocuğun yüzü gülsün diye daha çok sorumluluk almamız gerektiğini biliyoruz.

Çünkü çocuk varsa hayat vardır.
Çünkü çocuk varsa gelecek vardır.
Çünkü çocuk yoksa, bayramın da dünyanın da bir yanı hep eksiktir.

23 Nisan kutlu olsun.
Ama en çok da çocuklar yaşasın.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER