Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Nalan Şahbazoğlu
Nalan Şahbazoğlu

HİÇ KENDİNİZİ ARADINIZ MI?

Aynaya bakıp da kendinize hiç sordunuz mu? “Ben kimim?” diye.

Kendinizle yüzleşme cesaretini bulabildiniz mi? Yoksa zayıf yönlerinizle yüzleşmekten mi korktunuz. Hep başkalarını tanımaya çalıştınız, başkalarının istediği gibi biri olmaya çalıştınız. Başkaları için yaşadınız, hayatın koşuşturmasında kendinizi kaybettiniz, belki de kaybettiğiniz kendinizi hiç bulamadınız.

Kendinize şu soruları sormayı deneyin: Nelerden hoşlanırım? Neler beni mutlu eder? Neler üzer, duygulandırır? Neler beni kırar? Ne gibi durumlarda, ne gibi tepkiler veriyorum? Öfke, sevinç, üzüntü gibi duyguları nasıl yaşıyorum? Geçmişte yaşadığım olaylar, acılar, dertler, sevinçler beni nasıl değiştirdi? Beni ne kadar geliştirdi, güçlendirdi, bana neler kattı? Yalnız kaldığında iç sesini dinlediğinde sana neler söylüyor? Güvendiğin insanlara” beni nasıl tanıyorsun?” diye sorduğunuzda ne cevaplar geliyor, eleştiriye açık olun. Güçlü ve zayıf yönlerim neler? Yeteneklerimin farkında mıyım? Neler yapabilirim? Yeni deneyimlere açık mıyım? Belki de daha önce hiç denemediğiniz bir deneyimde kendinizi keşfedeceksiniz.

Kendi içsel yolculuğunuzda kendinizi tanımaya çalışmak, zor, aydınlatıcı ve dönüştürücü bir yolculuktur. Kendini tanıma yolculuğu hiç bitmeyen ömür boyu süren bir yolculuktur çünkü insan yaşadıkça, öğrendikçe sürekli değişir ve her seferinde kendini yeniden keşfeder.

İyi bir insan olabildik mi?  Vatana, millete faydalı, ahlaklı, adil, dürüst, merhametli insanlar mıyız? Çocuklarımızı da bu yönde yetiştirebildik mi? En önemli sorgu bence öncelikle bu olmalı.

Teknoloji ile sürekli değişen dünya seni ne kadar değiştirdi, içindeki seni kaybetmeden, ne kadar sen olabildin.

İnsan kendini tanıyınca, hayattan ne beklediğini, ne istediğini bilir, daha doğru kararlar verir, başkalarının etkisi altında kalmaz. Hayatını başkalarının beklentilerine göre şekillendirmez. İlişkilerinde daha sağlıklı sınırlar koyar. Yapmak istediklerine daha doğru hedefler koyar. Pişmanlıklar azalır.

Yunus Emre’nin dediği gibi “İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir. Sen kendini bilmezsin ya nice okumaktır. Okumaktan murad ne, kişi Hak’kı bilmektir. Çün okudun bilmezsin, Ha bir kuru ekmektir.” Ne kadar okursan oku, sen kendini bilmezsen önemi yok. Gerçek bilginin okumak, görmekten ziyade insanın kendini tanıması, kusurlarını, isteklerini, nefsini tanımasıdır. Bilgiyi bilmek değil, onu yaşantımıza uygulamak önemli olan, uygulanmayan ilmin hiçbir faydası yok. İnsan hem kendi hem de başkalarının hakkını hukukunu bilmelidir. Toplum düzeni ancak bu şekilde sağlanır. Anadolu da bulunan bazı eski tapınakların üzerinde de “kendini bil” ifadesi yer almaktadır. Sokratres der ki: “Kendinin ne olduğunu bilmek kolay bir şey midir? Nefsinin öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol.”

Binlerce yıldır insanlar kendini bulma arayışı içindedir. Arayıp da bulana ne mutlu, bulamayan içinse ne büyük kayıp. Kendimizi bazen bir çocuğun gözyaşlarında duygulanarak, Bazen engelli bir insanın kazandığı başarılarda. Bazen tuttuğumuz takımın şampiyonluğunda, kayanın üzerinde zorluklara rağmen uzanıp çıkan bir ağaçta, akan bir derenin şırıltısında, bir işçinin nasırlaşmış avuçlarında, karda açan bir çiçekte bulabiliriz.

Bu zorlu arayış yolculuğunda kendimizi bulmamız dileğiyle, sevgilerimle.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER