Şarkılara can veren, duygu yükleyen usta sesler… Baha, Coşkun Sabah, Ümit Besen ve Arif Susam gibi sanatçılar, aslında bir dönemin hafızasıdır. Onların şarkılarında aşk vardır, hüzün vardır, hatıra vardır. Ne yazık ki bugün, ülkemizde bu isimleri pek fazla göremiyoruz.
Bunun sebebi yalnızca zamanın değişmesi değil. Asıl mesele, organizasyonların ve festivallerin aynı nakaratın içine sıkışmış olmasıdır. Her festivalde neredeyse aynı sanatçılar sahne alıyor. Bir ay önce gördüğümüz isimleri, bir ay sonra başka bir festivalde tekrar görüyoruz. Bu tekrar, izleyicide heyecan bırakmıyor; sanatın ruhunu kısır bir döngüye hapsediyor.
Oysa çeşitlilik şart. Müziğin farklı renklerini, farklı duygularını yaşatacak sanatçılara da alan açılmalı. Bugün Ümit Besen’in bir şarkısında kaybolan bir nesil var. Arif Susam’ın meyhane şarkılarında geçmişini hatırlayanlar, Coşkun Sabah’ın tınılarında gençliğini bulanlar, Baha’nın romantizmine sığınanlar hâlâ bu topraklarda yaşıyor. Fakat onlar, sahnelerde yok.
Festivallerin hep aynı nakaratla sürmesi, bu isimleri gölgede bırakıyor. Oysa yapılması gereken, bu değerli sanatçıları yeniden halkla buluşturmak, onları sahnelerde görmek, genç kuşakların da tanımasını sağlamak. Çünkü onlar sadece şarkıcı değil; bir dönemin ruhunu taşıyan hafıza sanatçılarıdır.
Sanatın değerini çoğaltmak için “aynı nakaratı” kırmak gerekiyor. Her festivalde aynı isimleri izlemek yerine, sahnelere farklı ruhlar, farklı melodiler taşımak lazım. Yoksa bu usta isimler, hatıralarda yaşamaya devam ederken sahnelerde sessiz kalacaklar.
Unutmayalım, gerçek sanat aynı nakaratı tekrar etmek değil; yeni duygulara kapı aralamaktır.
UTKU TAN

YORUMLAR