Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Gulay Dilbaz
Gulay Dilbaz

Yeniden Doğmak

Mevlid Kandili, insanlığın karanlıktan aydınlığa çıktığı, kalplerin merhamet ve adaletle ilmek ilmek işlendiği müstesna bir zaman dilimidir.

İnsanlığın Doğuşu: Merhamet ve Adalet Güneşi Hz. Muhammed (S.A.V.)
Tarih, kırılma noktalarıyla doludur; fakat hiçbir dönüm noktası, hicri Rebiülevvel ayının on ikinci gecesi yaşanan o büyük şafak kadar dünyayı kökten değiştirmemiştir.

Coğrafyanın çöllerle, kalplerin ise cehalet, zulüm ve vicdansızlıkla kavrulduğu bir çağda, Mekke ufkundan yükselen O nur, sadece bir bebeğin dünyaya gelişi değil; insanlığın yeniden doğuşuydu.

Bugün, o büyük veladeti, Mevlid Kandili’ni idrak etmenin huzuru ve muhasebesi içindeyiz.

Mevlid, kelime anlamıyla “doğum zamanı” demektir. Ancak bizim için bu doğum, kronolojik bir takvim yaprağından çok daha fazlasıdır. O, ahlakın, şefkatin, kul hakkının ve insan onurunun yeryüzünde yeniden ikame edilmesidir.
Peygamber Efendimiz (S.A.V.) dünyaya gelmeden önce insanlık; zayıfın ezildiği, kız çocuklarının toprağa gömüldüğü ve gücün hak kabul edildiği koyu bir karanlığın pençesindeydi.

O’nun gelişiyle tarih yön değiştirdi; karanlık, yerini adaletin ve merhametin sarsılmaz aydınlığına bıraktı.
Sonsuz Merhametin simgesi
O’nun peygamberliği, hiddet veya intikam üzerine değil, bizzat alemlere sığmayan bir rahmet üzerine kuruluydu.

Ayet-i kerimede buyrulduğu gibi: “Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik Ya Resulallah.”
O (S.A.V.), kendisine taş atan Taifliler için helak değil, hidayet dileyen bir merhamet abidesiydi. Mekke’yi fethettiğinde, kendisine yıllarca her türlü işkenceyi ve zulmü reva görenleri tek bir cümleyle, “Bugün size kınama yoktur, hepiniz serbestsiniz” diyerek affeden bir gönül fatihiydi.

O’nun merhameti sadece insanları değil, bir devenin iniltisini işitecek, kuruyan bir ağaç kütüğünün hüznünü hissedecek, asırlar sonra yaşanacak adeletsizlikleri bilecek kadar kâinatı kuşatan bir şefkat denizidir. Bugün merhamet, modern dünyanın en çok muhtaç olduğu, yokluğuyla insanlığı çürüten en temel eksikliktir.

Merhameti zayıflık, adaleti ise acımasızlık sanan modern zihinlerin aksine; Hz. Muhammed (S.A.V.) bu iki kavramı bir arada eriten eşsiz bir denge kurmuştur. O’nun adaletinde zengin-fakir, güçlü-zayıf, akraba-yabancı ayrımı asla yoktu. “Kızım Fatıma dahi olsa…” diye başlayan o sarsılmaz adalet beyanı, asırlar sonrasına bile bir hukuk rehberi, bir insan hakları farkındalığını.

O, emaneti ehline verir, işçinin hakkını “alın teri kurumadan” ödemeyi emrederdi. Savaşta bile kadınlara, çocuklara, yaşlılara ve ibadethanelere dokunulmamasını şart koşacak kadar yüksek bir savaş hukuku ve adalet mizanı inşa etmişti.

Bugün
Mevlid Kandili, sadece evlerimizde kandil simidi paylaştığımız, camilerde yalnızca lafzen salavat getirdiğimiz bir nostalji gecesi değil, Bu gece; O’nun getirdiği adalet ölçüsünü hayatımıza ne kadar dahil edip uyguladığımız, O’nun merhametinden kalbimize ne kadar pay düşürebildiğimizin hesap gecesidir.

Eğer bugün dünyada savaşlar, haksızlıklar ve vicdan tutulmaları yaşanıyorsa, bu O’nun rehberliğinden uzaklaşmanın bir neticesidir. O’nu görmeden sevmek, Ona saygı duymak O’nu anmak, adaletini kuşanmak; O’nu anlamak ise merhametini yaşatmaktır.

Bu kutlu gecenin; kalplerimize şefkat, hanelerimize bereket, insanlığa ise hasretini çektiği adalet ve barışı getirmesini temenni ediyoruz.

Mevlid Kandilimiz mübarek olsun.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER