Bugün gerçekleşen EBSO seçimlerinin yalnızca ortaya çıkan liste sonuçları üzerinden okunmasının eksik kalacağını düşünüyorum.
Ege Bölgesi Sanayi Odası, 17 yıllık Ender Yorgancılar döneminin ardından yeni bir dönemin eşiğinde. Bugünkü seçimlerde 52 meslek komitesinin 30’unda çift listenin yarışması ve yaklaşık 5.200 sanayicinin sandığa gitmesi, bu seçimin sıradan bir başkanlık yarışı olmadığını açıkça gösterdi. Daha da önemlisi, ortaya çıkan meclis tablosu Mustafa Karabağlı cephesinin belirgin bir üstünlük sağladığına işaret ediyor.
Bence asıl hikâye tam da burada başlıyor.
Bu seçim bir başkan adayından çok, bir yönetim anlayışının oylanması haline geldi.
Seçim öncesinde sahada iki temel yaklaşımın karşı karşıya olduğu görülüyordu. Bir tarafta mevcut düzenin deneyimi, geçmişten gelen ilişkiler ve kurumsal süreklilik; diğer tarafta ise değişim, yeni nesil sanayicilik, daha fazla katılım ve farklı bir temsil anlayışı vardı.
Sandığın bugünkü mesajı, sanayicinin yalnızca isimlere değil, yönetim biçimine de baktığını ortaya koydu.
Yorgancılar döneminin son seçimi
Ender Yorgancılar’ın aday olmadığı bu seçim, aynı zamanda 17 yıllık bir dönemin kapanış seçimi oldu.
Yorgancılar bugün yaptığı açıklamada da bunun bir “devir günü” olduğunu, iki adaydan kimin daha iyi kendisini anlattıysa onun başarılı olacağını ve sonuçta EBSO’nun kazanması gerektiğini söyledi.
Ancak seçim sonuçları, bu dönemin doğal devamının sanıldığı kadar güçlü olmadığını gösteriyor.
Burada özellikle üzerinde durulması gereken konu, Yorgancılar’ın kişisel siyasi geleceğinden ziyade, uzun süre birlikte çalıştığı kadroların ve mevcut yönetim anlayışının sahadaki karşılığının ne olduğudur.
Sanayici, tecrübeye saygı duyarken değişim talebini de sandığa yansıtmış görünüyor.
Hakan Ürün cephesinin en büyük problemi
Hakan Ürün, mevcut yönetim yapısının içerisinden gelen güçlü bir adaydı. Ancak seçim sürecinin en kritik sorusu şuydu:
Mevcut yapının devamı mı, yoksa yeni bir sayfa mı?
Ürün tarafının bu soruya sahada yeterince güçlü bir cevap veremediğini düşünüyorum.
Özellikle bazı eski meclis üyelerinin yeniden sahaya çıkması, sanayicinin uzun zamandır taşıdığı “seçimden seçime hatırlanıyoruz” duygusunu yeniden gündeme getirdi.
Bir başka ifadeyle, seçim sadece adayların projelerinin değil, adayların temsil ettiği geçmişin de oylanması haline geldi.
Bugünkü sonuçlar, bu algının Ürün cephesine ciddi bir maliyet çıkardığını gösteriyor.
Karabağlı’nın başarısı sadece Karabağlı’nın başarısı değil
Mustafa Karabağlı’nın bugün elde ettiği tabloyu yalnızca kendi kampanyasının başarısı olarak okumak da eksik olur.
Karabağlı’nın “Yeni Nesil Sanayicilik” söylemi; teknoloji, yapay zekâ, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik, katılımcılık ve şeffaflık gibi başlıklarla özellikle değişim isteyen kesimlere karşılık verdi.
Ancak bunun yanında çok daha önemli bir unsur vardı:
Farklı sektörlerden ve farklı çevrelerden gelen isimlerin aynı zeminde buluşabilmesi.
Mahmut Özgener’in bugün seçim alanında Karabağlı ile birlikte görülmesi de bu açıdan dikkat çekici bir görüntü oluşturdu. Özgener oyunu 43 No’lu Taşıt ve Diğer Ulaşım Araçları Meslek Komitesi’nde kullandı ve Karabağlı kendisine eşlik etti.
Cenk Karace gibi sanayi dünyasında etkili isimlerin de süreçteki pozisyonları, bu genişleyen dayanışma alanının önemli parçalarından biri olarak okunabilir.
Burada mesele tek tek isimlerden çok daha büyük:
Karabağlı cephesi, farklı güç merkezlerini ortak bir seçim stratejisinde buluşturmayı başardı.
Asıl sürpriz: Komiteler
Bence bugünkü seçimin gazetecilik açısından en önemli tarafı başkan adaylarından ziyade meslek komitelerinde yaşandı.
Çünkü EBSO’da başkanlık seçiminden önce gerçek güç, komitelerde ve oluşacak mecliste şekilleniyor.
52 komitenin 30’unda çift listenin yarışması, geçmiş seçimlere göre rekabetin olağanüstü arttığını gösterdi. Bugünkü sonuçlarda ise Karabağlı’nın turkuaz listelerinin çok sayıda komitede başarılı olması, yeni meclis aritmetiğini doğrudan etkiledi.
Bu nedenle 13 Ekim’deki başkanlık seçimine yalnızca iki adayın yarışacağı bir seçim olarak bakmamak gerekiyor.
Bugün aslında 13 Ekim’in meclis matematiği kuruldu.
Ve belki de seçimin gerçek kahramanları…
Bu seçimin bana göre en önemli sonucu, sahnede görünmeyen insanların gücünü ortaya çıkarmasıdır.
Her komitede adayların yanında çalışan, sanayiciyi tek tek arayan, meslektaşlarını sandığa götüren, yıllardır aynı sektörde birlikte çalışan insanların güvenini kazanan ve bunu büyük sloganlar atmadan yapan insanlar vardı.
Bunlar kamuoyunda çok fazla görünmeyebilir.
Ama sandıkta sonuçları onlar belirledi.
Seçimin “sessiz kahramanları” aslında komitelerde ortaya çıkan ortak aklı yönlendiren SESSİZ ÖNDERLER di
Bu insanlar bir başkan adayından önce kendi sektörlerinin geleceğine oy verdiler. Bazıları yıllardır aynı isimlerin temsilinden yorulduğunu, bazıları EBSO’nun daha aktif olmasını, bazıları ise değişen dünya ekonomisine daha hızlı cevap veren bir oda istediğini sandıkta gösterdi.
Dolayısıyla bugün ortaya çıkan sonuç, sadece “Karabağlı önde” şeklinde okunursa büyük resim kaçırılmış olur.
Asıl mesaj şu olabilir:
EBSO tabanı değişim istiyor; ancak bu değişimi bir isim değişikliği olarak değil, temsil ve yönetim anlayışının yenilenmesi olarak görüyor.
13 Ekim’de başkanlık ve yönetim kurulu seçimleri yapılacak.
O nedenle bugünkü seçim sonuçlarını, EBSO’da bir dönemin kapanıp yeni bir dönemin başlamasının ilk ve en güçlü işareti olarak görüyorum.

YORUMLAR